20 Ekim 2018 Cumartesi - 00:43:16

SON DAKİKA

DEDİ KODU İLE YAŞAMAK MI?... İSTENİYOR.

ALİ ERCAN

5 Temmuz 2017 Çarşamba | 2296 Okunma
Tüm insanlığın, özellikle de ülke insanımızın yakından ilgilendiği sorunlardan biride dedikodu sorunu olduğu bilinmektedir.
İnsanlar arasındaki dostluğu, arkadaşlığı, komşuluğu, iletişimi, vatandaşlığı düşünerek;
Kısacası;
Birlikte yaşamaya ilişkin her şeyi tehdit eden hastalığımız" DEDİKODU" dur.
Dedikodu dünyanın her yerinde vardır.
Ama;
Gelişmiş ülkeler de dayanışmanın çok olduğu toplumlar da dedikodu az görülüyor.
Ülkeler geliştikçe, insan ilişkilerinin daha iç içe, daha sıcak olması, kentleşme oranının artması, nüfus artıkça da bilinçli hareket edilmesi dedikoduyu azaltır.
İlginçtir ki;
Toplumların kültürü, eğitim düzeyi, inanç yapısı, dedikoduyu azalttığı gibi çıkarcı çevreler, zaman zaman kendi çıkarları için dedikodu toplumları yaratıyorlar.
Neden dedikodu yapıyorsun diye sorulan bir insan?
Ben dedikodu yapmıyorum olanları söylüyorum diyebiliyor.
Halbuki olan bir şeyin yapılması dedikodu değildir de nedir?
Olmayan bir şeyi uydurarak anlatırsak bunun adı da "İFTİRA" dır.
İftira da bariz bir insanlık suçu değil midir?
Yalan, yalanı, dedikodu da iftirayı doğuruyor.
" Dedikodu, basit ruhlu insanların eğlencesidir"
Dedikodu dinleyenler de, dedikodu yapanlar kadar hatalı değil midir?
Ülkemizin her zaman kinden gergin ve hassas olduğu bu dönemde de dedikoduya çok uygun bir ortam sergilenmektedir.
Özellikle böyle zamanlarda diline sahip çıkabilmek, insanları üzecek, yaralayacak sözler söylememek ciddi bir kontrol gerektiriyor.
Bu nedenle;
İnsanların en büyük ciddi denetimi insanın kendi iç dünyasındaki gerçekleştireceği denetimdir.
İlk adım da kendi dilimize sahip çıkabilmektir.
Arkasından da dedikoduculara dinlememektedir.
Hatta;
Bulunduğumuz ortamlardan dışlamaktır.
Dünyada başarı kazanmanın iki yolu vardır.
Ya kendi aklından yararlanmak.
Yahut da başkalarının akılsızlığından yararlanmak.
İşte bunun için;
Dünya da en kolay şey dedikodu yapmak oluyor insanlarca.
En zor şeyde insanların kendilerini tanımasıdır.
Onun için biz bu ülke de, bu coğrafya da;
Doğrularımızı bulabilmemiz için;
Aldırma söyleyenlere, söylenenlere, varsın onlar seni bir ot sansın,
Sen gül ol da, uğruna ötmeyen bülbül utansın.
Böyle olması gerekmez mi?
Esen kalınız efendim.






ALİ ERCAN

5 Temmuz 2017 Çarşamba | 2296 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

DOLMUŞLAR DA ZAMLANDI
SIYASET
S.S. 155 Nolu Şehiriçi Denetimli Manisa Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi, akaryakıt zamlarını gerekçe göstererek zam talebinde bulunmuştu
19.10.2018

25

BOZYAKA ÇERÇİ'NİN KOLTUĞUNA MI TALİP?
SIYASET
CHP'nin Manisa'daki 2 yöneticisinin istifa ettiği iddiaları gündeme bomba gibi düştü. İstifa eden iki isimden birinin belediye başkanlığı için aday adaylığını düşündüğü öne sürüldü
19.10.2018

41

SİZİ RAHATSIZ EDEN NE?
GÜNDEM
Eğitim Bir Sen Manisa Şubesi, Danıştay'ın öğrenci andının okullardan kaldırılmasına yönelik hükmü iptal etmesine tepki gösterdi… Ancak kamuoyu öğrenci andının tekrar okutulmasına gösterilen tepkiye anlam veremedi
19.10.2018

34

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks