16 Aralık 2019 Pazartesi - 08:00:48

SON DAKİKA

DEĞERLİ OKURLAR

ENİS ÇANLI

25 Haziran 2019 Salı | 1588 Okunma

Meslek malum, çiftçilik. Zor zanaat.

Bir tohumu canlandırıp, ürünü hasat ettiğimiz zamana kadar geçen sürede, tıpkı çocuk yetiştirir gibi en sağlıklı, en kaliteli, bol ve bereketli mahsulü artık sizlerin hayatına sunmak giderek zorlaşıyor.

Teknolojinin getirdiği konfora karşılık, daha fazla ürün elde edelim derken tohum-gübre-zirai ilaç şeytan üçgeninde "inanılmaz sağlık cinayetlerinin ortağı" konumuna düştük.

Günümüzde insan nesli çocuk yaştan itibaren yavaş, yavaş hastalıklarla boğuşur hale geldiyse, bunda kullandığımız tarımsal girdilerin negatif katkısı çok fazla.

Eskiden gıda harcamaları ilk sırayı alırken, şimdi inanılmaz rakamlarla ve devlet ödüyor gibi görünse de, esasında tüm halkın cebinden çıkan paralarla sağlık harcamaları ilk sırayı aldı.

Gıda sektörü içinde üreten bizlerin de bu sağlık terörüne dahil olmamız, gerçekten üzüntü verici.

Hibrid, GDO'lu, modifiye edilmiş tohumlar, toprakları zaman içinde çoraklaştıran suni gübreler, tabiatta yaşayan tüm canlıların katili tarımsal ilaçlar, zehirler, bir şekilde geleceğimizin "vampirleri, zombileri" gibi hepimizi yok etmek için sıraya girmiş vaziyetteler.

Kırk yıllık alkolikler gibi 3 yaşında siroz olan, lösemi, cinsel organ tümörleri gelişen, göğüs kanserine yakalanan minicik bedenleri, 16 yaşında kalp krizinden ölen gençleri televizyonlarda gördükçe, kendimden utanır hale geliyorum.

Bu ilerlemiş yaşımda size işin vahameti anlatmak için söyleyeceğim tek bir cümle var:

"gönül rahatlığı ile şunu için, ya da şunları rahatlıkla yiyebilirsiniz diyebileceğim hiçbir şey kalmadı"! Evet, gerçekten YOK!

İNSAN OLMAK NE ZORMUŞ

Köşe yazısı yazıyorum diye, etrafıma daha bir özenle ve dikkatle bakmaya, incelemeye başladım. Yaşımın da verdiği tecrübe ile duyduklarıma boş verdim, gördüklerimi ve gözlemlerimi yazmaya kalksam inanın dehşet romanı olur. Resmen kimyam bozuluyor.

Ben "peygamber çocuğu" değilim!

Sizlere göre belki de çok fazla eksiğim, defolarım ve yanlışlarım da var. Ama toplumun her kesimini saran vurdumduymazlığın, yozlaşmanın giderek çoğaldığını görmek, beni gerçekten müthiş rahatsız ediyor.

Bizlere mütevazı ve tutumlu olmayı, para kazanmak için işimizi yaparken ahlaklı ve dürüst olmayı, çalmamayı, yalan söylemenin şerefsizlik olduğunu söyleyenler artık aramızda yoklar. O nesil gitti. Bizden olma neslinde tek derdi “ne ve nasıl olursa olsun, iyi yaşamak"!

Dünyaya bizim bırakacağımız miras bu mu?

Çocuklarımıza "ne yaparsan yap, yeter ki suyun üstünde kalmaya bak" dememiz marifet mi?

İnsan olmayı nereye koyacağız?

Hırsız, avantacı, sahtekar, işadamı kılıklı tefeci, üçkağıtçılıkların cazibesinden evlatlarımızı böyle mi koruyacağız?

Zengin olmakla, çıkarcılık adına her türlü rezilliği mubah gören insanlarla aramıza mesafe koymayı ne zaman becereceğiz?

Cenazelerde ölüye sövenler, hakaret edenler mi göreceğiz?

İşini kaybetmiş insanların cenaze namazını beklerken dedikodusunu yapan, nasıl iflas ettiğini konuşan "sefil yaratıklarla" karşılaşacağız, selamlaşacağız, öyle mi?

Üç maymunu oynamak neden bu kadar normal hale geldi?

İmar yolsuzlukları, hırsızlıkları, plan cinayetleri işleniyor, hiç eksilmeden aynen devam ediyor, susacak mıyız?

50 sene öncesinin zarif ve kibar insanlarının yerini günümüzde hödüklerin, düz yolda yürümekten acizlerin alacağını, göreceğimi söyleselerdi, asla inanmazdım.

Aslında yazmak istediğim çok konu var.

Topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen pek çok kurum ve şahıs var. Alayının ipliğini pazara çıkaracak, isim vererek yazacağım.

Lakin yazı yazdığım gazete benim değil ki!

Bu memleketin "menfaat ve çıkar hırsızları" her devirde oldu.

Sadece isimleri değişiyor. Kimisi "sülük" gibi yapıştı mı bırakmıyor, kimisi de "biti kanlanınca" ayrılıyor.

Aşağılık, rezil insanlar!

Kendileri hakkında söylenen aşağılayıcı sözleri bilmelerine rağmen “adamım, zenginim” diye ortalıkta geziniyorlar. Ne diyelim? Yazıklar olsun!

Neyse dostlar..

Yaz geldi.

İşler yoğunlaştı.

"Ciğeri beş para etmezleri” yazmak yerine ovada işlerime yoğunlaşmam lazım.

Rahmetli babam:

"içine haram katmadığın taktir de dünyanın en helal kazancı çiftçilikte. Çünkü ne ekersen onu biçersin" derdi!

En azından onu becereyim, o bile kar.

Hepinize işlerinizde başarılar, sevdiklerinizle iyi yaz dönemi geçirmenizi dilerim.

Kısmetse kışa görüşmek üzere.

 

ENİS ÇANLI

25 Haziran 2019 Salı | 1588 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks