25 Eylül 2018 Salı - 02:15:13

SON DAKİKA

DEVLET VE DİN

ENİS ÇANLI

6 Şubat 2018 Salı | 517 Okunma


İmparatorluk bakiyesi olan toplumlarda ırk, din, dil, mezhep, meşrep, yöresel lehçe, yaşam tarzını, vs. benimsemiş insanlar yaşar.

Fransa, İngiltere, Osmanlı, Portekiz ve İspanya, en canlı örnekleri. 

Fransa, İspanya ve Portekiz sömürgelerine hem dillerini, hem de dinlerini taşıdıklarından dolayı günümüzde de rahatlar. İngiltere de anakaradan sömürge insanını uzak tuttuğu için sıkıntı çekmedi. Osmanlının “hoşgörü” adı altında yaptığı aptallığın” cezasını bizler çekiyoruz.   

***   

T.C. devleti kurulurken zorunlu göçle Anadolu’ya gelen insanımız nedeniyle, Cumhuriyet rejiminin yanında “üniter devlet”, yani, bir arada yaşama modelini de anayasal bir zorunluluk olarak benimseyen kurucu irade, en doğru olanı yapmıştır.                                                                                                                    ÜMMET İMPARATORLUĞU 

“Ümmet toplumu” modeli tam 600 yıl uygulanmaya çalışılsa da, dinin Arapça, gündelik yaşamın Osmanlıca olması bu bütünlüğü sağlayamamış, aksine din eksenli, hilafet destekli yönetim modeli, din ile beraber “dejenere”edilmiştir. “”Dinde zorlama yoktur” ayetinin cami içinde kalması gerekirken, devlet nizamına da sokulmaya çalışılması, Osmanlı’nın sonunu getiren unsurlardan birisidir.                                                         ***                                                                                                                                        

Dinler arası savaşların 12. yüzyılda hızını kaybetmesinden sonra sayısız mezhep ve onlara bağlı tarikat ve cemaat yapılanmaları, 12. asırdan sonrada kendi aralarında mezhep çatışmaları, kıyımları ve parçalanmaları şeklinde günümüze kadarda devam ede gelmiştir. Bugün uhrevi dünyamız için yaşadığımız hayatın ve yaptıklarımızın adına din, hele “İslamiyet” demek, Kuran’ın lafzına hiç uygun değildir!                                                                                                                                     

***                                                                                                                                                                                            

Hepinizin bildiği gibi Hristiyanlık da “ruhban sınıfı” vardır. “Bizde yoktur”, diyemeyeceğim, maalesef. Neden mi?                                                                                                                                                                                         

Hoca efendisi hazretlerinden cennet vaadi aldığına inanan, bir kere tövbe ile tüm firavunluğunun yok olacağını söyleyen muhteremlere inanan ve ona ses çıkarmayan milyonların olduğu bir ülkede, Allah’ın dinini nereye oturtacağız?

İslamiyet diye, din motifli hikaye ve kıssa anlatarak vaazını paraya çevirenleri, Cuma duaları icat ederek televizyon ekranlarından yutturanları dinleyen güruh hangi dinin mensubu acaba? Yusuf suresi 76. Ayette “ her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır” der. Ya bizim yaşantımızda, öyle mi?  ***                                                                                                                                

Kuran dilinden konuşmak yerine, sonradan icat olma hadis, tefsir, fıkıh, ilmihal, özel dua ve benzeri kitapların, hocaların, efendilerin, şeyhlerin, şıhların, kutbların, keramet satıcılarının, dinimizi paraya tahvil edenlerin, dinin içinde güncel hayata dair icat edilen mevlitler, hayır-devirler, ilahi koroları gibi bidatları hayır adı altında yutturan, bundan kazanç elde eden, “Allah’ın dinini” para karşılığı “pazarlayan”, toplum içinde toplum yaratarak bölünmenin, ayrışmanın kapılarını açanlar “ruhbancılar” değil de, nedir? 

 DİNİN DEVLETİ OLMAZ !                   

Ama hiçbir devlette, dine para vererek kontrol etmez! Etmemeli.

Vatikan hariç, kendisine “laiklik ilkesini” anayasa ile teminat altına alan hangi ülke vardır ki, maaşlı memur, atama dini personelle ve resmi kurumu ile dini kontrol etmeye kalkar?

***

Ulu önderi “alkolik” yapan zihniyet şunu niye hiç düşünmez?

Bu lider, müfessir Elmalılı Hamdi Yazır’a “Kuran tefsirini” neden yazdırdı acaba?       

Öyle ya, günümüzde de önüne gelenin tefsir yazdığı gibi, 1920’lerde de her mezhebi bırak, her tarikatın, her tekkenin ve zaviyelerin ayrı ayrı tefsirleri vardı. Biri diğerini inkar eder, diğeri onu “küfür ehli” ilan ederdi.   

*** 

Atatürk, neden diyanet teşkilatını kurdu?

Gerçek nedenini bilene bugüne kadar çok az rastladım.                                                                                                                                         

Osmanlı da camiler cemaatler arasında taksim edilmişti. O da yetmedi, din adına toplanma yerleri ayrıydı. Günümüzde de aynı değil mi? Cemaati ve ya tarikatı ayrı camilerimiz yok mu? Kaç tane din görevlisi hangi cemaatin tasarrufunda? Hiç yok diyen çıkarsa, alırım elime Kuran- Kerimi çıkarım Cumhuriyet meydanına, orada beklerim hocalarımızı.                                                                        

***                                                                                                                                          

Koskoca Diyanet teşkilatı Adnan Oktar’ı kendine muhatap alıyor. Onlarca tv kanalında sarıklı, cübbeli, takkeli, fesli, din diye kendini, cemaatini, tarikatını, efendilerini, cemaat şirketlerinin mallarını, yazdıkları kitapları pazarlayanlara gözünü, kulağını, ağzını kapatacaksınız, derdiniz Adnan Oktar olacak, öyle mi?                                                                  

Hepinize mübarek olsun!                                                                                                        

***                                                                                                                    

Diyanet “ticarethane” değildir!                                                                                                                                    

Hac ve umre organizasyonlarını yapıyor olması, vakıf da dahi olsa, gelir elde etmeleri ne kadar caizdir? Devletin verdiği bu lütufu, ellerinin tersi ile itmesini nasıl beceremezler? Cebinden beş kuruş para harcamadan “görevli” adı altında devlet imkanları ve parası ile hac faraziyesini icra edenlerin hacılığı, kabul olunur mu?                                                                                                                            

Ben suçlamıyorum. Sadece hassas terazinin ibresine, sırat köprüsünün inceliğine dikkat çekmek istiyorum.

Adnan Oktar gibi alınan maaşların kaynağını adileştirmek haddim değildir! Lakin vergi veren ve de o parada hakkı olan 81 milyon insana, huzur-u mahşerde verilecek hesaba dikkatleri çekmek, imanımız gereğidir.

 

                                                                                                                                    

 

ENİS ÇANLI

6 Şubat 2018 Salı | 517 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

KARAKÖY'DE AĞIZLAR AŞUREYLE TATLANDI
SIYASET
Manisa Büyükşehir Belediyesi, Muharrem Ayı nedeniyle geleneksel hale getirdiği aşure günleri etkinliği kapsamında Karaköy Pazartesi pazaryerinde aşure ikramında bulundu
24.9.2018

40

ŞEHZADELER KAYMAKAMI GÖREVE BAŞLADI
SIYASET
Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, geçtiğimiz Cuma günü Manisa'ya gelerek görevine başlayan Şehzadeler Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız'ı makamında ziyaret etti
24.9.2018

32

KAN VERMEYE DEVAM EDECEKLER
SIYASET
Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi ve Kızılay Kan Merkezi Ege Bölge Müdürlüğü tarafından koordine edilen ‘Manisa Sana Kanım Feda' projesi bu yıl da uygulanacak
24.9.2018

38

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks