22 Mayıs 2018 Salı - 05:19:19

SON DAKİKA

HAYAT PAHALILIĞI

ENİS ÇANLI

11 Mart 2018 Pazar | 350 Okunma


Yeryüzünde insan hayatının en ucuz olduğu ülkelerden birisi de, maalesef Türkiye.

Ne zaman “hayat pahalılığından” şikayet eden birileri olsa, tepemin tası atıyor. Hayatımız pahalı falan değil, kardeşim! Artık günümüzde “sokak hayvanları” kadar değerimiz yok, kıymetimiz bilinmiyor. Pahalı ve lüks olan, bu ülkede “yaşamak”! “Sahip olduğun servet kadar değerlisin, paran kadar insansın”!

                           AYLIK ENFLASYON

Şubat ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜFE de artış, aylık bazda 0.73, yıllık bazda ise % 10.26 olmuş. ÜFE deki artış ise aylık bazda 2.68, yıllık bazda % 13.71. Geçen sene ile neredeyse aynı. Tek haneli rakamları yavaş, yavaş unutun artık!

   Enflasyonun daha da fazla olmamasının sebebi hükümetin ekonomi politikalarındaki başarısı falan değil, halkın aşırı borçlanmaya bağlı alım gücünün düşmesi.

Yıl 2002… 2.1 milyon kişinin bankalara borcu 6.4 milyar lira.

Yıl 2018... 29 milyon kişinin bankalara toplam borcu 541.7 milyar lira.

   16 yılda 64 kat artış var.

Tüfe ve Üfe arasındaki makas 3 puan artmasının sebebi, birincisi özel sektör borçlanma faizlerinin yüksekliği, diğeri kamuda cari harcamaların fazlalığından kaynaklanan borç stoku, bütçe açığı. Durmak yok, yola devam.

                    YAPACAK BİR ŞEY YOK!

Hükümet diyor ki: “Moody’s kredi derecelendirme kurumu yalan söylüyor, Türkiye’de işler yolunda”! Rakamlara bakıyorsun tüm veriler aleyhimize.

İktisat okudum. Makro ekonomi ve istatistik derslerinden iyi notlar aldım. Bu yaşa geldim. Anlıyorum ki, devletin bize bakışı, “geri zekalısın” der gibi.

Aktif çiftçilik yapıyorum. Gıda sektöründe yıllarca yöneticilik yaptım, çalıştım. Pazarlama-işletme mezunuyum. Prof. dr. G.Yazgan’ın “ekonomide dışa açık büyüme” kitabında makalem var. Ama ben “et kafalıyım”! Sanki “aptallık” ruhuma işlemiş! Ekonomiden ve de sosyal politikalardaki gelişmelerden zerre kadar ne bilgim, ne de fikrim yokmuş.

En azından devletimin bana yaptığı muamele bu.

           DERSİMİZ: HABER NASIL DİNLENİR, PARDON ÖĞRENİLİR?

Kanal D’de Ahmet Hakan, Fox tv’de Fatih Portakal, her gece ekran içinde ekranda, akıllı tahtada ders anlatır gibi “görme-dinleme-anlama özürlü yetişkin” olan bizlere iri harflerle tane, tane haber sunuyorlar.

İki anchorman’de haber kuşağı reytinglerinde ilk sıralarda. Çok şükür, “gördüğünü anlama özürlü” tek ben değilmişim. Millet okul günlerini özlemiş sanki. Bu kanallarda haber izleyenlerin tamamına yakını eğitimli insanlar iyi mi? Hiç kimsede üzerine alınmıyor.“Bu ne rezalet” diyen yok!

Adamlar gülerek, dalga geçerek, milleti ti’ye alarak, mizansen yaparak, istedikleri haberi istedikleri gibi, çok masum(!), her kesime mavi boncuk selamı vererek, bel altından iktidara çakarak, demagojik bir üslupla anlatıyorlar. İkisi de haber sunucu değil, adeta tiyatro oyuncusu.

Bu arada son günlerde 28 şubat 1997 “temcit pilavını” tekrar soframıza getirdiler. “Dinciler, gericiler, kadın düşmanı softalar türedi” haberleri, boy, boy ekranda. Hala bu haberlere kanan “moron”lar var mı acaba?

   BU TARZ EKONOMİK ANLAYIŞ, MUZ CUMHURİYETLERİNDE BİLE YOK!

Bu iki tv kanalında her hafta, İstanbul semt pazarlarından görüntüler eşliğinde “hayat pahalılığı” konusu işleniyor. Sürekli yayınladıklarına göre halkımız bu tarz haberleri seviyor. Bense “aptal ve geri zekalı yerine konmanın” öfkesini yaşıyorum.

Daha kış ayındayız. Fiyatı artan veya çok pahalı olan sebzeler, serada yetiştirilmiş yaz sebzeleri. Meyveler ise ya turfanda, ya da sezonu geçmek üzere olanı. Pahalı mı? Evet! Hepsi de. Pahalı olması normal mi? Evet, normal!

“Andaval vatandaşımız Enis’e” mikrofon uzatılıyor, Enis’te “bu ne rezillik kardeşim! Devlet bir önlem alsa ya! Perişan olduk! Alım gücümüz yok! Bu fiyata domates, biber, patlıcan, salatalık, taze fasulye, taze bakla, çilek olur mu? Bu millet ne yiyecek”? diyor. Bir yandan da soğukta burnunu çekiyor. Konu yaz sebzesi.

Pazarcı alta kalır mı,“parayı aracılar kazanıyor abi, bizim suçumuz yok” diyor.

Yetkim olsa o Enis’i akıl hastanesinin demir parmaklıklı bölümüne kapatırım. Hem de röportajı yapan televizyoncularla beraber.

Kışın tam ortasında, şubat ayının zam şampiyonu taze fasulye, dolmalık bibermiş. Yani enflasyon artışının suçlusu bunlarmış. Devletin yetkilisi de çıkmış, umre ziyareti ve sağlık harcamalarındaki artışında şubat enflasyonuna sebep olduğunu utanmadan açıklıyor. Al istatistik kurumunu, vur bu iki televizyon kanalına.

Her ay ayakkabı ve giyecek alıyorum ya, yaşasın, fiyatları düşmüş.

         ABD ÇELİĞİMİZE % 25 GÜMRÜK VERGİSİ KOYDU

ABD’ye en fazla çelik(2.5 milyon ton) ihraç eden ülkelerden birisi de biziz. Bizzat başkan Trump bizi de cezalandırmış oldu.

Meydanlarda atıp, tutmak güzel de, cesaretimiz varsa içinde hem glikoz şurubu, hem de kafein( bir çeşit bağlılık yaratıyor) ile gençlerimizin sağlığını tehdit eden, özütü ABD’den direkt gelip, ülkemizde sulandırılan KOLA ÜRÜNLERİNE GÜMRÜK VERGİSİNİ ARTTIRACAK KADAR BİZDE DE YÜREK VAR MI ACABA?

                   EŞEĞE SEMER VURULUR

Eskilerin meşhur sözüdür. “Sen eşek olmaya gör, semer vurup, yük saran çok olur”!

Vatandaş, çiftçi Enis de aynen öyle. Mal üretirsin, elli tane yalanla ucuza elinden kaparlar. Tohum, gübre, z. ilaç alırsın, bu seferde dehşet kazıklanırsın!

Hani demişler ya: “nereye dönersen dön, k..ç..n arkanda kalır”, o misal.

Bir de siyasi iktidar demez mi: Ey vatandaş, korkma! Arkandayız!

   TEMBELE FİKİR VERMİŞLER, KİM YAPACAK DEMİŞ

Belediyelerimize bir takım önerilerde bulundum.

İlçe belediyeleri büyük ölçekli “manav market açsın” dedim.

“Üreticiden direkt ambalajlı sebze-meyve alsın, komik karlarla vatandaşa satsın” dedim. Pazarcı esnafından mı korktular, çekindiler, yoksa daha mı önemli işleri vardı, düşünmediler bile.

TMO’dan toptan bakliyat alıp, paketleyip hiç karsız “belediye marketlerinde satın” dedim, cevap bile vermediler. “Her ay 4 kişilik bir ailenin mutfak masrafı en az 500 tl. azalır” dedim, tınmadılar.

Muhterem halkımızdan, muhteşem yöneticilerimizden daha iyi bilecek kadar zeka sahibi olmadığıma göre, sorunda yok demektir.

                            DERS ALIN

Şeker pancarı üreticisi “köylü amcamı” televizyonda izlediniz değil mi?

İşte size “Türkiye çiftçisi gerçeği ve sesi, feryadı”!

Sıkıyorsa iktidar bundan sonra şeker sorununa el atmasın!

Manisa’nın iktidar vekilleri!

“Üzüm komisyonu kuruyoruz, bağcının sorunu çözülecek”! deyip duruyorsunuz. Ömrümüz bu ve benzeri masallarla geçti.

Bir zamanlar sizin gibi vatandaşına kulağını tıkayan vekil meslektaşlarınızın, şimdilerde yüzüne bakan var mı acaba?

ENİS ÇANLI

11 Mart 2018 Pazar | 350 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • Popüler

  • En Son

  • Yorumlar

MAZLUM NURLU LİSTE DIŞI
SIYASET
CHP'nin şu anki cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin CHP Genel Başkan adaylığı döneminde en büyük destekçisi olan Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu listeye giremedi
21.5.2018

30

LİSTE KIYIMINDAN BİÇER DE NASİBİNİ ALDI
SIYASET
Özellikle asker zehirlenmelerindeki aktifliğiyle Türkiye'nin gündemine oturan CHP'li Tur Yıldız Biçer, listeye giremedi
21.5.2018

192

CHP'Lİ KADINLARDAN LİSTE TEPKİSİ
SIYASET
CHP'de liste kavgaları erken başladı. Partili kadınlar ilk 3'te kadın adayın olmamasına tepki gösterdi
21.5.2018

40

Content 2

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks