18 Kasım 2018 Pazar - 01:13:10

SON DAKİKA

PAZARYERİ ATEŞİ

ENİS ÇANLI

12 Ekim 2017 Perşembe | 511 Okunma


  Mevsimsel geçişlerde  biten mevsimin ürünleri ile yeni

mevsimin ilk turfanda ürünlerinde genellikle bir miktar

fiyat artışları olur.

  Bizim evin patronu eşim pazar alışverişini sever. Uzun

zamandan beri ilk defa pazar dönüşü bu kadar öfkeli

olduğunu gördüm.

  Başladığı söylenmeye:

***

"Pazar ateş pahası..

  Pazarcı olmuş resmen manav!

  Fiyatlar uçmuş gitmiş!

  Bu fakir fukara ne yiyecek, anlamadım gitti!

  Pazaryerinde elinde üç kuruşla bir aşağı bir yukarı ucuz

sebze arayan kadınlara yazık, günah!

  Zaten insanlara yürüyecek alan bırakmayan pazarcılardan

bıktık usandık,saygısızlık diz boyu.

  Birde aşırı pahalılık.Bu iş nereye gidiyor?

***

  Hiç cevap vermedim.

  Zaten bildiğim, hepinizinde bildiği, kangren olmuş bir

sorun..

  Hem üretici ayağını biliyorum,hem pazarlama, hem de

tüketici.

  Bu zaten mesleki bilgim.

***

    ÇÖZÜMÜ VAR,ÇÖZECEK İRADE YOK!

 

  Çözüm noktasında şikayet yerine önerilerim oldu.

  Yazdım biliyorsunuz.

  Ne belediye Bşk.ları, ne oda temsilcileri hiç bir yetkili

Allah'ın kulu da çıkıp "nedir onlar arkadaş,bize de bir

anlatsana,yerinde göstersene" demedi..

  Bu millet tarla-sera  fiyatının üç katı fiyata sebze ve

meyve tüketmeye kendini mahkum edenleri, seyirci

kalan iktidarı asla affetmeyecek!

***

      AĞAÇ KATLİAMI

 

  Yarım asırdır tarım sektörünün içinde kah baba mesleği,

kah kendi mesleğim olarak saha elemanı gibi aktif çalıştım,

çalışmaya devam ediyorum.

  Ovada genellikle kendiliğinden çıkan ağaçların içinde incir

ve dut ağaçları yenilebilir meyve veren ender ağaçlardan

ikisidir. Bakım yapılmaz, yine de her sene yıkılırcasına meyve

verir. Özellikle de dut.

  Dikkatimi çekmiştir.İncir,özellikle dut ağaçlarında yanlış

budama hariç hiç bir hastalığı gözlemlemedim.Bu ağaçların

daha ciddi bir şekilde incelenmesini ve bitkisel hastalık ve

zararlılarına karşı inanılmaz mukavemetlerinin araştırılması

konusunda bitki koruma ve gelişim uzmanı dostlarımı bile

uyardım.

  Tabii ki sonuç sıfır..

 "Önce hasta olsun,sonra tedavi eder, bir çaresine bakarız"

zihniyeti.

  Ha insan, ha nebatat...

***

  Yoğun tarım sezonunu bitirip şehirde daha fazla dolaşma

imkanı bulunca aaa bir baktım ki şehrin içindeki ağaçların

neredeyse tamamı hasta.İlaçlı mücadele yapılmış,lakin geç

kalındığı veya eksik yapıldığı belli,tamamı hasarlı.

  Ihlamurlarda kırmızı örümcek hastalığı var.Yapraklar sararmış,

dökülüyor.

  Akciğeri olmayan insan yaşar mı? Bu ağaçlarda kuruyacak.

  Hayatımda ilk defa şahit oldum.Dut ağaçların da hastalık var.

  Unlu bit hastalığı.

  Yapraklar,arkasından dalllar,en sonunda da gövde kuruyacak,

kuruyor da zaten.

  İnanın unlu bit haşeresi yeni yumurta ve larva keselerini

ağacın dışında kenardaki duvarlara kadar yapmış, gelecek

seneye hazırlık yapıyor.

  Zakkum ve akasya ağaçları ise ballık sineğinin istilasından

yeni sürgün vermiyor.

  Resmen facia. Resmen cinayet...

***

           SORUMSUZLUK

 

  Zakkum tıpkı çam ağacı gibi senenin 12 ayı yaprağını dökmez.

  Üzerinde sürekli çiçekleri olur, hiç bitmez. Bu yüzden

gerekmedikçe budaması yapılmaz. Yapılırsa da kışın en sert

soğuklarında yapılır ki ağaç strese girmesin, sakızını dökmesin.

  Bir iki dalı büyüyüp kaldırımda yürüyenleri rahatsız ediyor diye

o dalları kesin talimatı alan işçiler gördüm.Her zaman ki gibi

uyardım."Bize verilen talimat böyle" dediler.

  Hiç abartmıyorum hepsi birer olmuş terminatör, resmen kele

çevirip koydular zakkumları.

  İnanmayanları cumhuriyet caddesinde gezmeye davet ediyorum.

  Yıllardır uyarmaktan bıktım. İnsan bu kadar mı sağır olur!

  Bütün ağaçlarda zamansız ve yanlış budamadan kaynaklanan,

ömrünü kısaltan manzarayı görmenizi isterim.

  Beş aydır yağmursuz beton sıcağına tahammül etmek şöyle

dursun, ağaçların susuzluk canına tak etmiş vaziyette.

Solgun ve cansız.

***

  Belediye bkş.nına şunu söyleyeyim:

  Siz "hobby bahçelerinden" önce şehirdeki ağaçlara bir el

atsanız iyi olacak sevgili başkan!

  O ilgili daire müdürünüz benim çiftlik işletmemde çalışıyor

olsa,böyle bir yanlışı yapma  ve işçilere yaptırma şansı hiç 

olmaz, olamaz!

  Yaparsa da önce diplomasını yırtarım, sonrada kapının önüne

koyarım.

***

  Fatih parkının içinden geçtim.Piknik alanı gibi.Gençler oturmuş,

çiğdem çekirdek,meşrubat sohbet ediyorlar.Ne güzel diyeceğim,

hiçte öyle değil.

  Kırtık çöplüğü daha temiz. Günlerdir temizlenmediği belli.

  Eğitim arttıkça insan pisliği daha da arttı.

  Her taraf yiyecek jelatinleri,köpeklere atılan yiyecek artıkları,

çerez kabukları, köpek boku ve çiş kokusu,bira kutuları,

meşrubat şişeleri.

  "Reis"e hak vermemek elde değil.

  Bunun adı "metal yorgunluğu" değil, " koltuk miskinliği"...

***

      YENİ KÜÇÜK-ORTA SANAYİ YERİ

 

  Küçük bir haber ile geçiştirilen,Yunus Emre

belediyesinin kontrolünde ama,Şehzadeler belediyesi ve

kaymakamlığının da katıldığı bir toplantı yapıldı.

  Manisa'ya "yeni küçük ve orta ölçekli sanayi yeri"

yapılacakmış.

  Neymiş, bazı sektörlere çalıştıkları alanlar yetmiyormuş.

  Y.Emre bld.bşk.nı da daha "üç yıl yeni yere geçilmez"diye

beyanat veriyor. Doğrudur.. Da???

***

  Şimdilik tencerenin altını yakalım..

  İstim arkadan gelir..

  Ve de sorulara başlayalım..

***

  Kendi ifadeleri ile bir yıldan beri çalıştığınıza göre neden

Şehzadeler ilçesi sınırları içinde değil de Yunus Emre?

  O zaman Şehzadeler bld. bşk.nı neden toplantıda?

  Yunus Emre arazisi resmen tıkandı. Büyük sanayi,

Üniversite, Toki. Geriye kalan alanlar nehir kenarında

birinci sınıf tarım alanları. Günah değil mi? Muradiye,

Evrenoz, Akgedik tarım arazileri yok olmak üzere...

  Halbuki Manisa'nın doğusu bomboş.

  Şehzadeler belediye değil mi?

  Sonra mevcut sanayi yerleri aynı statü de kalacak mı?

  Bir taşla iki kuş vurulmasın, sakın!

***

  Bu kentte üç tip zengin var.

  Çiftçinin sırtına dayananlar..

  Belediyeye sırtını dayayanlar..

  Çok az sayıda yanılıp da çalışıp, mezara girerken

zengin olanlar...

***

  Gelelim işin en tehlikeli kısmına..

  Güzelyurt son 15 yılın en büyük rant kapısıdır.Keçinin

bile otlamadığı, bir zamanlar yok organize sanayine, yok

Manisa birliğe tahsisi edelim muhabbetleri arasında arsa

spekülatörlerinin oyuncağı haline gelen belediye sayesinde

yeni milyonerler türedi..

  Kimse olanı biteni unutmadı. Üç maymunu oynamayalım!

***

  Manisa büyüyor..

  Lakin akçalı işler gün yüzüne çıktı mı, mahalle kadar da

küçülüyor.

  Kamulaştırma işleri başladığında tarla alıp, arsa satanları

bu millet didik didik edecek. Pabuç pahalı..

  Şimdilik kimseyi itham etmiyorum.

  Yavaş yavaş duyumlar hemen başladı..

  Umarım bu işin sonu "mensucat" işine dönmez!

  Aman dikkat!

 

 

 

 

 

ENİS ÇANLI

12 Ekim 2017 Perşembe | 511 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

BAŞKAN MEVLÜT AKTAN; "SİZLERE İNANIYORUM"
SIYASET
Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü Başkanı Mevlüt Aktan, Halil Onultmak Spor Tesisleri'nde dün yapılan antrenman öncesinde sahaya inerek futbolculara zorlu Menemen Belediyespor maçı öncesinde yaptığı konuşmayla moral verdi.
16.11.2018

77

MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI BAŞLIYOR
SIYASET
Manisa İl Müftülüğü tarafından 17-25 Kasım 2018 tarihleri arası kutlanacak olan Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında çeşitli programlar düzenleyecek.
16.11.2018

64

DEVLET BAHÇELİ SELENDİ'YE SELAM GÖNDERDİ
SIYASET
Selendi'nin MHP'li Belediye Başkanı Yasin Dumlupınar, Selendi İlçe Başkanı Mehmet Karabulut ve partililer MHP Genel Merkezi'nin ziyaret etti
16.11.2018

73

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks