22 Mayıs 2018 Salı - 05:18:42

SON DAKİKA

REİS EKONOMİSİ

ENİS ÇANLI

10 Nisan 2018 Salı | 417 Okunma


Dolar 4 Tl.yi, Euro 5 Tl.yi hızla geçti.

Sanayici, girişimci, ithalatçı sessiz.

Esnaf, çiftçi, işçi, emekli, vatandaş suspus.

Ana muhalefetten başka ortada “cazgır” kalmadı. Çıt çıkmıyor.

Olaya siyaseten bakarsanız, zannedersiniz ki ülke de “korku imparatorluğu” hakim. Aslında hiçte öyle değil! Herkes işinin, aşının, geleceğinin, ülkesinde nelerin olacağını tam kestiremediği için “aman ha!” durumunda, beklemede.

Vatandaş haksızda değil. Ekonomik büyümedeki “dünya rekorumuz(?)” ne hikmetse para piyasalarına yansımıyor. Gelir dağılımındaki bozukluk ve dolar-euro karşısında paramızın “dünya rekor kaybı da” bizde. Üstelik kredibilite notumuzda düştü. “Yatırım yapılabilir” ülkeler listesinden çıkarıldık.

                       AKP KADROLARI

15 yıllık iktidarları boyunca gerek siyasette, gerekse bürokraside kendi kadroları ile yürüyen AKP’nin, sanıldığı gibi hiç de becerikli olmadıklarının farkına, anca varabildik. Hepimize günaydın!

Meyhaneden yeni çıkmış “çakırkeyf vatandaş” gibi, koskoca devletin hem içeride, hem dışarıda yalpalayarak işleyişini, süreci idame ettirmeye çalışmasını büyük bir şaşkınlıkla izliyoruz.

                 DANIŞMANLARI REİS’E DOĞRULARI ANLATMIYOR

Akkuyu santrali yapılırken, yeni doğalgaz hatları ülkemize döşenirken, dünyanın en pahalı elektrik antlaşmaları imzalanırken, eski başbakan Tansu Çiller’in gümrük birliği “balonları ve maytapları” gibi, “nükleer enerji balonlarımızda” gökyüzünde uçuştu.

Biz hala “acaba Ruslar domates alacak mı, vize kalkacak mı” diye bekliyoruz.

Kanaatim o ki, ülkemizde gıda üretimi, ithalatı, fiyat analizi, aşırı pahalılık yüzünden piyasalar çorba gibi ve sokaklarda söylenenlere rağmen, Reis’e işin doğrusu kesinlikle anlatılmıyor. Eğer anlatılsa idi, vatandaşın nasıl “kaz gibi yolunduğunu” c.başkanımız mutlaka görürdü, diye düşünmek istiyorum. Gerçekten “kör tuttuğunu” hesabı işleyen bir “başıbozuk piyasa ekonomisi düzenimiz” var.

Adam Smith’in serbest piyasa ekonomisinde ki “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” sözünün, bizim ülkede yanlış algılandığı kesin. Hükümet piyasalara müdahaleyi bir bıraktı, millet “Fatmagül’ün suçu ne” durumuna getiriliverdi.

Şimdi de bize, Milton Friedman’ın “pozitif ekonomi” kitabındaki gibi “monetarizm” anlatılıyor, “şaşkın vatandaş” muamelesi yapılıyor. Reis’in ısrarla yüksek faiz konusunu gündeme getirmesinin sebebi “seçilememe korkusu”. Piyasaların para arzından şikayetçi olmaları, merkez bankasının emisyonu kısık tutması, vergi gelir kayıpları, bütçe ve döviz cari açıkları, adeta “Demokles’in kılıcı” gibi tepemizde sallanıyor. Kurdaki artışta bu yüzden.

Sayısız başdanışman var. Kimler, görevleri ne, ne yapıyorlar, arıza nerede belli değil. Olan bitene bakacak olursak varlarsa bile, aslında yoklar!

                        GÜBRE SİYASETİ

Kendi meslekleri ile alakası olmayan görevlere talip olmak, üstlenmek bunlarda. Avukattan meclis üretici komisyon başkanı, doktordan tarım bakanı. Sanki ülke yap-boz tahtası. Siyasilerin “çözümü çok basit” dedikleri konuları nasıl kördüğüm haline dönüştürdüklerini büyük bir hayret, şaşkınlık ve kızgınlıkla izliyoruz.

Hani derler ya “bunların da suyu ısındı”, gerçekten öyle. Ödleri kopuyor halkın arasına karışmaktan.

Gerçi böyle diyoruz, ama Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının AKP değirmenine su taşımalarını görünce, lafımız havada kalıyor. 8 maç, 8 mağlubiyet. Galiba EN BÜYÜK AKP’Lİ K. KILIÇDAROĞLU….

                   DÜNYA BAKLİYAT FİYATLARI

Eskiden TOBB’dan aylık bültenlerle ancak öğrenebildiğimiz dünya tahıl-bakliyat-sair gıda ürünleri ham, işlenmiş, ambalajlı, dökme mal talep ve arz fiyatlarını şimdilerde internet sayesinde dakika, dakika öğreniyoruz.

Tokyo, Şanghay, Sidney, Mombai, Londra, Newyork, Boston, Johannesburg, Sao Paolo, Bounes Aires gıda borsalarından, online dev gıda komisyon şirketlerinden fiyatları, siparişleri anında ekranda, karşımızda görüyoruz.

FAO’nun(dünya gıda teşkilatı) “gönüllü araştırma elemanı” sıfatım ile yeryüzündeki üretim-tüketim-stok miktarlarını, ülkelere göre envanter hesaplarını ezbere biliyorum desem, yalan olmaz.

Mesela bugünlerde evinize pirinç alıyorsanız, ambalajının arkasındaki “menşei İtalya” yazısını göreceksiniz. Merak ediyorsanız söyleyeyim: İtalyanların çok ünlü bir yemeği var. Pirinçle yapılan “Risotto”. Ülkede ekilen, bizim baldo ayarında birkaç çeşidi olan pirinçten yapılır. Po ovasının Piemonte bölgesinde yetiştirilir. İyi kalitesini kendilerine ayırırlar. İtalya’daki markette bugünlerde kilo fiyatı 2.49 dolar. Geri kalan “tip dışı” denilen pirinç ise ihracata gider. Yediğiniz pirincin bir kısmı bu.

İtalya’nın sanayi ihracatı yaptığı uzak doğudaki ülkelerden para yerine aldığı ve bizim gibi ülkelere sokuşturduğu pirinçler de cabası. Açın haritayı ve bana İtalya’nın neresinde ihracat yapacak kadar çeltik ekimi var, bir gösterin! Avrupa’nın en çok pirinç üreten ülkesi İtalya’dır. O da kendisine yetecek kadar. İsterseniz size ova, ova, bölge, bölge isimleri ile beraber ne ekiliyor, anlatırım.

Dünyanın en pahalı pirincini Japonlar yiyor. Kendileri üretiyorlar. Marketlerinde “süper kalite pirinç” kilosu 4 Dolar, ABD’de 3.94 dolar. Türkiye’de de aynı para. Peki, bu adamlar aptal mı? İthal ucuz pirinç var. Hayır! Kendi çiftçisini koruyor. Kendi tüketicisine de “pahalı ye, ama kendi ülkenin ürettiğini tüket! Ülkenin parasını, dışkı yapmak için tüketme” diyor.

Mısır, Bangladeş, Vietnam gibi ülkelerde “medium kalite pirinç” markette, kilosu 0.60 dolar. Yani 2.40 lira. Bizde 5 lira. O bile pahalı. Eğer bu rakamın altında alıyorsanız mutlaka “tip dışı” olanıdır.

Gürcistan’da sığır eti, şarküteri reyonunda 20 lira. “Neden ithal etmiyoruz, almıyoruz” demeyin! Almasına alırız, lakin onların elindeki hayvan varlığı dişimizin kavuğuna gitmez. Seneye onlarda 50 liraya et yer.

Hala anlamayan kafalar için bir kere daha yazayım, daha doğrusu çivi ile çakalım. Yanlış strateji, yanlış destek, yanlış ithalat, yanlış pazarlama zinciri, yanlış satış, yanlış eller. Sonuç? Kocaman sıfır.

Dünyada üretilen, satılan, ihraç edilen, ithal edilen tüm ürünlerin spesifasyonları ile beraber perakende fiyatlarına, üreten firmaların menşeine kadar hepsini çok rahatlıkla söyleyebilir, yazarım.

Lakin nazlanan gelin kızın dediği gibi, “yerim dar”.

                

                

ENİS ÇANLI

10 Nisan 2018 Salı | 417 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • Popüler

  • En Son

  • Yorumlar

MAZLUM NURLU LİSTE DIŞI
SIYASET
CHP'nin şu anki cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin CHP Genel Başkan adaylığı döneminde en büyük destekçisi olan Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu listeye giremedi
21.5.2018

30

LİSTE KIYIMINDAN BİÇER DE NASİBİNİ ALDI
SIYASET
Özellikle asker zehirlenmelerindeki aktifliğiyle Türkiye'nin gündemine oturan CHP'li Tur Yıldız Biçer, listeye giremedi
21.5.2018

192

CHP'Lİ KADINLARDAN LİSTE TEPKİSİ
SIYASET
CHP'de liste kavgaları erken başladı. Partili kadınlar ilk 3'te kadın adayın olmamasına tepki gösterdi
21.5.2018

40

Content 2

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks