20 Temmuz 2018 Cuma - 15:16:30

SON DAKİKA

REİSİN GEMİSİ SU ALIYOR

ENİS ÇANLI

15 Nisan 2018 Pazar | 492 Okunma



Neredeyse ömrümüz bitti. Pek çok insan gibi trafik cezaları hariç, hayatımızı yasalara riayet ederek geçirdik. Şükürler olsun!

Devlete ve değerlerine saygı duymayı, aslında içinde yaşayan halkına saygı duymak olduğunu öğrenmiş bir nesiliz. Marjinal fikirlere saplanmadan, ülkemiz ve ailemiz adına bir çivi çakmayı her zaman düstur edindik. Her ne kadar bizlerin seçtiği ve çoğunlukla beceriksiz çıkan siyasi iradelerin oyuncağı olmamıza rağmen, devletimize asla küsmedik, aksine her şart altında sahip çıkmaya çalıştık.

HANTAL BÜROKRASİ

Osmanlı’nın bize miras bıraktığı en büyük hastalık “çürümüş ve hantal bürokrasinin” yaptıklarına bile katlandık. Devlete kene gibi yapışmış kalmış bu hastalıklı ve kanserli yapıdan bir türlü ülkemizi de, kendimizi de kurtaramadık.

Gelmiş geçmiş en güçlü iktidarın lideri sayın Erdoğan bile, 15 yıl geçmesine rağmen dizginleyemediğinin işareti olarak yatırım yapacak özel sektöre, “bürokrasiden sıkıntısı olan bana ulaşsın” demek zorunda kalıyorsa, bu yapıyı düzenlemek o kadar kolay değilmiş!

Öyle tipler türedi ki, rüşvet, irtikap gibi suçlar eski deyimle vakayı adiye halini aldı, sıradanlaştı. Yemeyen değil de, yiyen “domuzların” sayısı hızla arttı. Yapanın yanına kar kaldı. Sanki babalarının mallarını talan ediyorlarmış gibi rahat hareket edenleri de, vatandaş denilen “mallar” hep seyretti.

İnanın bu rezilleri küçük, büyük demeden servet beyanına tabi tutsanız, devlet vergi toplamadan on yıl kendine bakar. Gerçekten devletine sadakatle hizmet edene de helal olsun! Onlar da olmasa, devlet resmen çökecek.

FETÖ BORSASI

AKP Milletvekili Şamil Tayyar’ın ortaya attığı iddia üzerine bugünlerde FETÖ’den tutuklu yargılanırken kim beraat ediyor veya tahliye oluyorsa, halk arasında söylenen ilk söz, “acaba kaç paraya halloldu” deniliyor. Geçenlerde ilimizde de FETÖ’den bir tahliye oldu. Şahsın kayınpederi “zengin” diye denmedik laf kalmadı.

İspatı mümkün veya kolay olmayan suçlamalar öncelikle yargı ve mensuplarına olan güveni azaltır ve bitirir. Sonra da halkın FETÖ’ye karşı olan mücadele gücünü çökertir. Akıl sahiplerini kızdırır. Allah korusun infiale sebep olabilir. Bize düşen vatandaşlık görevi muhbirlik değil, hukuka ve yargıya güveni sağlama noktasında çalışanlarına yardımcı olmaktır. Peki, gayret sarf eden var mı? Yok! Herkeste “Bize ne, devlet çözsün” mantığı hakim.

FETÖ VE SİYASET ORTAĞI

Manisa’da yaşayan ve yaşı 40’ın üzerindeki her vatandaş çok iyi bilir. Ege’de İzmir, Manisa, Kütahya “F.Gülen hizmet hareketinin” üssü olan şehirler idi. Öğrenci yurtları, ışık evleri, okulları, kolejleri dershanelerinin yanında, köylerden toplanan zeki çocukları ile bu büyük yapı, mevcut şehirlerin esnafından eşrafına, sanayicisinden çiftçisine, gönüllü çalışan ev kadınlarına, tüccarında bürokratına, milli eğitiminden üniversitesine kadar, herkesle iç içe vaziyette idiler.

Bugün memleketimizin pek çok yerli köklü insanı, bu yapı ile olan organik bağları nedeniyle çoğu tutuklu, yargı karşısında hesap veriyor. Ne olması gerektiğini elbette biz bilemeyiz. “Bağımsız Türk yargısı” gereğini söyleyecektir.

AKP teşkilatına sorsak, “bizde FETÖ’cü yok” diyeceklerdir. Bir zamanlar eğitimci milli eğitim bakanı AKP’li Hüseyin Çelik’e de sormuşlardı, aynen şöyle demişti: “devlete cemaat sızdı lafına ancak kargalar güler”!

Tamam, ispiyoncu olmayın da, en azından bir zamanlar bünyenizde olanları, bildiklerinizi yargı ile paylaşın! MİDDER’i kurup hamasi nutuklar atacağınıza, bu hastalıklı yapının yok edilmesi için sizde biraz gayret sarf edin! Sakın ola ki “söyleyin kimse onlar, atalım” demeye kalkmayın! “Komik” duruma düşen hep siz oluyorsunuz!

AKP MİLLETVEKİLERİNE

Seçimler yavaş, yavaş yaklaşıyor.

R.T.Erdoğan Manisa’dan m.vekili adayı olmayacağına göre şöyle sizler bir ortaya çıksanız da, uygun görürseniz basın ve ulusal medyayı da yanımıza alıp birkaç köye(mahalleyle) gitsek. Pazar yerlerinde alış veriş yapan kadınların hal, hatırlarını sorsak. Pazarcı esnafın istekleri var mı acaba? Şu aralar ekim yapan çiftçimiz, üreticimiz ile sohbet etsek, dertlerini falan dinlesek. Malının işletme kapılarında, sebze-meyve hallerinde, nasıl rezil olduğunu öğrenseniz de, kulaklarınızın pası silinse.

Zaten MHP ve CHP vekillerinin böyle bir sıkıntısı yok. Onlar muhalefet ya, bu mevzular onları hiç ilgilendirmiyor.

Ne dersiniz, var mısınız, muhteremler? Malum, korkunun ecele faydası yok! 3-5 tane STK ve işletmelerle seçim kazanacağınızı sanıyorsanız, aldanırsınız.

Şu bürokratlarınızın nezaket ziyaretlerinden, aldıkları, verdikleri brifinglerden “gına geldi” artık. Ova da kuraklık kapıda. Çarşı, pazar yangın yeri gibi. Sanayi de çırak-kalfa-usta bulma sıkıntısı had safhada. Ovada çalışacak işçi yok, çiftçi bu sene fenni gübre bile bulamaz halde, beyler de imam-hatip okulu,4-6 yaş gurubu kuran kursu yapma peşinde.

Sivil toplu örgütleri mi? Kaldırın aidat ödeme zorunluluğunu, altı ayda kendi kendilerini tasfiye etmezlerse adımı değiştiririm. Bir işe yaramayan bu yapılardan halkı da, üyelerini de kurtarın!

Elini avucunu ovuşturup, “sizlerin memleketi ne kadar güzel yönettiğinizi” söyleyen yalancı ve yalakaları kendinizden biraz uzaklaştırsanız, nasıl olur acaba?

Ekonominin halini ise yazmaktan bıktım, vazgeçtim.

Bu ülkeyi yönetiyor olmanız, bu ülkenin sahibiymiş gibi davranmanızı gerektirmez! Manisa, Manisa ile aile bağları olmayan, önüne gelen siyasetçinin at oynatacağı bir şehir değildir! Şahısların şahsi heveslerine de, siyasi çıkarlarına da kurban edilemez!

HAKSIZ KAZANCIN BİLDİK ADI: RANT

Rant, yani haksız kazanç, siyasetçinin, bürokratın, sermaye sahiplerinin, iş adamlarının “metresi” gibidir. Gizli kaldığı sürece adama zevk verir. Çok eskilerde duyulduğu zaman rezil eder, yapanın hayatını karartırdı. İnsan içine bile çıkılamazdı.

Ya şimdi?

Belediyelerde, devlet dairelerinde, Ankara’da bakanlıklar da cirit atanlar sayesinde “ayıp, günah, ar damarı” kalktı. Yapanlar çoğaldı.

Artık paran kadar adamsın. Paran kadar şerefin var. Paran kadar itibar sahibisin! Bu işleri becerdiğin kadar da “akıllısın”! Zihinlere yerleştirilen düşünce tarzı bu oldu.

“Ben haram yemedim, ben temizim” demek kolay. Ya yiyenleri biliyor, görüyor ve de ses çıkartmıyorsan, onlardan ne farkın var ki?

“Herkes öyle değil ama” diyorsanız bir psikiyatr’a görünmenizi tavsiye ederim. En azından böyle insanlara selam veriyor olmak bile rezillik.

Bu şehirde, özellikle çıkar amaçlı yapılan hiçbir şey gizli kalmamıştır. O yüzden belediyecilikle kendi cebini birbirine karıştıran “uyanıkları” özellikle, şimdiden uyarıyorum. Ayağınızı denk alın! Kokunuz çıktı, çıkacak.





ENİS ÇANLI

15 Nisan 2018 Pazar | 492 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • Popüler

  • En Son

  • Yorumlar

MANİSALILAR DENİZCİLİĞE MERAK SALDI
SIYASET
Manisa'da son dönemde artan tekne merakı, Amatör Denizci Belgesi'ne (ADB) sahip olmak isteyen kişi sayısını artırdı
19.7.2018

28

HAVALANDIRMA GÜRÜLTÜSÜ MAHALLEYİ SOKAĞA DÖKTÜ
SIYASET
Merkez Efendi Devlet Hastanesi'nin yeni yapılan binasının havalandırmasından çıkan gürültüden dolayı evlerinde oturamaz hale gelen mahalleli basın açıklaması düzenledi
19.7.2018

61

BÜYÜKŞEHİR'İN ÇEVRECİ PROJESİNE  ZEKA'DAN 1 MİLYON 5 BİN 995 LİRA HİBE
SIYASET
Proje kapsamında 1 milyon 5 bin 995 lira hibe desteği alacak olan Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Zafer Kalkınma Ajansı arasında sözleşme Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Genç'in katılımıyla imzalandı.
19.7.2018

59

Content 2

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks