23 Temmuz 2018 Pazartesi - 20:48:21

SON DAKİKA

SİYASETİN SU TESTİSİ

ENİS ÇANLI

10 Haziran 2018 Pazar | 334 Okunma


Hoca Nasreddin kızını meydan çeşmesine su almaya gönderirken yolda testiyi düşürüp, kırmasın diye her seferinde sırtına hafifçe vurur, “testiyi kırdıktan sonra seni paralasam kıymeti yok” dermiş.

Seçmen için önümüzdeki seçimlerde aynen bu şekilde önemli hale geldi.

Eğrisi, doğrusu, yanlışı, iyisi, kötüsü ile tam 16 yıllık siyasi bir yapının patinaj yaptığı günlerdeyiz.

         SEÇMEN ŞAŞKINA DÖNDÜ

Seçim kararının alınmasının üzerinden 1.5 aylık propaganda süresi geçti bile. Gördüğümüz tabloda siyasi fanatikler hariç, düşünce ve fikir açısından sade vatandaşı tatmin edecek bir görüntüye, bir çareye henüz ulaşılmış değil.

Nasıl olsun ki?

Dünün siyasetinde birbirilerine karşı en ağır ifadelerle hakaret yarışı içinde olan siyasileri, parti liderlerini şimdi yan yana veya karşılıklı methiyeler düzer bir vaziyette gören seçmen, “aptal mı”, olan bitenleri görmedi mi, duymadı mı?

Geleceğe dönük verilen parasal vaatlere milletin karnı tok! Halkımız geçmişte olduğu gibi bugünde, siyasi iktidarlar eli ile resmi kurumlarda çalışan bürokratların gözleri önünde, devletimizin bir takım çıkar çevreleri tarafından yağmalanmasına, talan edilmesine müthiş kızıyor.

Her iktidar değişiminde söylenen ama bir türlü hayata geçirilemeyen “hesap sorma edebiyatından” millete “gına” gelmiş vaziyette. Şu anda bir değişim olsa bile “soygun düzeninin” değişeceğine kimse inanmıyor. Herkesin, herkesi “hırsızlık, dolandırılıcılık, çıkarcılık,yalancılık ve sahtekarlıkla” suçladığı günlerden geçiyoruz. Vatandaş o kadar kanıksamış olacak ki, “çalıyor, ama çokta çalışıyor, hizmetleri aksatmıyor” gibi garabet düşünceye saplanıp kalmış vaziyette.

İşte bunun adına “toplumsal çürüme” deniyor.

                     AVUNTU EDEBİYATI

2002’den bu yana yaşadığımız 16 yılda, oy kullandığımız 5 genel, 3 yerel, 3 referandum, 1 c.başkanlığı olmak üzere toplamda 12 seçim kazanan AKP’ye oy atan seçmene, bilerek ve aleni aşağılayıcı hakaretler yağdıranlar unutmadık. Neler söylendiğini hepimiz biliyoruz. Bunları söyleyenler sosyalist, sosyal demokrat, Kemalist, yazar, çizer, sanatçı, entelektüel, akademik çevreler ile bir kısım STK’lar ve sendikalardı.

Ama yapılan bu 12 seçimde aynı terane ve aynı orandaki oyu ile yerinde sayan, “ana muhalefet” gömleğini sırtından hiç çıkartmayan, çıkartmak için hiçbir çaba sarf etmeyen, kendini yenilemeyen CHP teşkilatı, milletvekilleri ve de genel başkanı hakkında zerre kadar ne bir özeleştiri, ne de laf söyleyen oldu. Sadece, şimdilerde C. başkanı adayı olan Muharrem İnce kendi partisi ve teşkilatını eleştirdi, yerden yere vurdu. Ona da partisi güvenmedi, iki kez katıldığı CHP genel başkanlık seçimini de kaybetti. Şimdi de şansını ilk ve son kez C. başkanlığı seçiminde deniyor.

Aynı genel başkan(K.Kılıçdaroğlu), birbirinin kopyası, aynı oranda alınan oylar ve kaybedilen sayısız seçimler. CHP’nin seçim karnesi de, bu. Ekseriyet çoğunluğu eğitim düzeyi yüksek sol seçmenin içine düştüğü garabeti görebiliyor musunuz? Tık yok. Sanki CHP yeni kurulmuş, heyecan had safhada, “Kılıçdaroğlu kontrollü Muharrem gazı” ile yeni seçime gidiliyor.

Olası bir seçim kaybı sonrasında kendilerini eleştirenlere “oyumuzu ve vekil sayımızı arttırdık ama” diyerek işi bir kez daha “pişkinliğe” vuracak olanlara, sesini çıkartamayacaklara hangi sıfatı takacağız?

Seçim yenilgileri sonrası istifalarını vermek yerine CHP seçmeninin gazını almak için “olağanüstü kurultay yapma” kurnazlığına hala inanılacak mı? Biraz homurdanıp, sonrasında tekrar sessizliğe bürünen milyonlarca kişilik bir kitleye birileri de dönüp “aptal sürüsü, aymazlar, okumuş cahiller” gibi ve benzeri ağır ifadelerle saldırırsa, bu sözlere kim, nasıl karşılık verecektir?

                CHP’DE DE SİYASET KÜLTÜRÜ ÇOK ZAYIF

İki de birde entelektüel çevrelerden duyarsanız; “bizde demokrasi kültürü yok, kişilikli, erdemli ve ilkeli siyaset yapılmıyor”!

Hak, hukuk ve adalet kavramından, özgürlük ve insan haklarında çokça bahsedilir. Seçmenin hür iradesinden ve siyaset etme barışından dem vurulur.

Seçim kaybının faturasını seçmene veya partisinin kurumsal kimliğine çıkaranları sizce hangi kalıba koymalıyız?

Başta CHP olmak üzere, MHP ve HDP’ de şu sözleri hiç duydunuz mu?

“Sevgili partililerim, değerli vatandaşlarım;

Bana ve siyasi ekibime ülkeyi yönetme ehliyetini, hak ve salahiyetini vermediğiniz takdirde, bu koltuklarda bir gün bile oturmaz, terk ederiz” diyecek o “yüce ruh ve siyasi adap sahibi liderler” nerede? CHP adayı Muharrem İnce’nin “kaybedersem politikayı bırakırım” demesi hiçbir anlam ifade etmez! Nereye aday olmuşsa kaybetmiş birisinin siyaseti bırakması erdem değil, durum gereğidir! Darısı CHP genel başkanı Kemal beyin başına!

Sizleri bilmem!

Ben “koyun” değilim! Bir oy atmak uğruna, vatandaşlık görevini yerine getiriyorum diye, parti liderlerinin şahsi ikbali, menfaati veya keyfi için beni “ahmak” yerine koymasına izin vermem!

                   BRAVO İSMAİL GÜNHAN

Koskoca Manisa vilayetinde, gelen, giden siyasileri “koyun gibi dinleyen”, kendisine “STK yöneticisi, başkanı, işadamı, esnaf, çiftçi” sıfatı yakıştırılan güruha verdiğin ders için sana teşekkür ederim. Sağ ol, var ol kardeşim! Ağzına, yüreğine sağlık!

Ülkemizde, madem “serbest piyasa ekonomisi” koşulları uygulansın isteniyor, o zaman sırf oy almak adına “popülist yaklaşımlarla asgari ücreti” kafalarına göre belirleyen Kılıçdaroğlu’na “n’apıyorsun sen, kimin parasını kime dağıtıyorsun” demesi gerekiyordu. O kişi de sevdiğim ve değer verdiğim bir kardeşimin söylemesi beni ayrıca müthiş memnun etti.

İşadamına “kredi, teşvik, vergi muafiyeti ve indirimi” gibi sözlerle “dilenci” muamelesi yapma çabasında olan parti liderlerinden bu ülkeyi yönetmesi isteniyor, öyle mi?

Dünyanın nüfusunun neredeyse yarısını (2.7 milyar) barındıran Çin ve Hindistan’da kalifiye işçinin aylığı 110 dolar(500 Tl.) iken, üstelik şirketlerden emeklilik ve sigorta kesintilerinin olmadığını da düşünürsek, ülkemizde kalifiye olmayan asgari ücretin net 485 dolar(2200 Tl.) olmasını isteyenler girişimcinin ihracat yapmasını istiyor.
  1. Kılıçdaroğlu gerçekten dünya ticaretinin acımasız rekabet koşullarından bihabermiş.


Bunlara ülkenin bırakın yönetimi, devletin paslı çivisi bile teslim edilmez!

    

ENİS ÇANLI

10 Haziran 2018 Pazar | 334 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • Popüler

  • En Son

  • Yorumlar

ŞAMPİYON'DAN AVRUPA'DA BİR  MADALYA DAHA
SPOR
Avrupa Judo Federasyonu'nun 2018 yılı faaliyet programında yer alan Gençler Avrupa Kupası 21-22 Temmuz 2018 tarihinde Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag kentinde yapıldı.
23.7.2018

14

SAFET SUSİC: "AKHİSAR ARTIK HÜCUM OYNAYACAK!"
SPOR
Avrupa Ligi'ne hazırlanan, sezonu Galatasaray'a karşı oynayacağı Süper Kupa finaliyle açacak olan Akhisar'ın yeni hocası Safet Susic, basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu.
23.7.2018

18

TÜRK SAĞLIK SEN DÜZENLEMENİN GENİŞLEMESİNİ İSTEDİ
SIYASET
Türk Sağlık Sen Manisa Şube Başkanı Ali Dağlıoğlu yıpranma payı ve emekli maaşlarındaki artışın olumlu fakat eksik düzenleme olduğunu söyledi
23.7.2018

18

Content 2

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks