23 Eylül 2018 Pazar - 01:40:02

SON DAKİKA

VİZYON-TELEVİZYON-REVİZYON FARKI....... VİZYON.......

ENİS ÇANLI

7 Şubat 2016 Pazar | 833 Okunma
M.K.Atatürk 20'li,30'lu yıllarda zamanının "devrimci,aksiyoner,yenilikçi lideri"idi..
İ.İnönü tam 12 yıl Stalin,Hitler,Mussolini,Churhill karışımı,Atatürk'ün kötü taklitçiliğinden öteye gidemedi.
A.Menderes soğuk savaş ortamında ülkenin batıya daha fazla entegre olmasını sağlayan "köy-kent bağını güçlendiren lideri"oldu..
S.Demirel'in 65'li yıllarda modern dünyanın 20 yıl gerisinden gelerek"enerji-sanayi hamlesinin mimarı"oldu...
T.Özal 84 sonrası ağır bürokrasi ve bürokrat baskısı altında Cumhuriyet tarihinde Atatürk'den sonra "rejim-akıl-teknoloji devriminin günümüz versiyonunu başlatan ve uygulayan lideri oldu.
Ve son olarak bürokrasinin güdümünden ve cumhuriyet erklerinin vesayetinden kurtarılan siyaset ve onu uygulayan,kadro kalitesi zafiyetine,eksik ve yanlış yönetim hatalarına rağmen "atalet içinde olan devlete ivme kazandıran" R.T.Erdoğan..
Ecevit,Çiller,Yılmaz,Erbakan,Türkeş,E.İnönü,Baykal gibi başbakanlık-başbakan yardımcılığı yapmış parti liderlerinin ülkenin ekonomik anlamda sıçraması ve sınıf atlamasında ses getiren kayda değer hamlelerini hatırlayan var mı?Koalisyon ve rejim kavgaları,kaygıları ile yılların heba edilmesinden başka ne yapıldı ki?
**********************
TELE-VİZYON....
1989 yılına kadar tek bir kanal,o da devlete ait televizyon vardı.
Yedi yılda 16 ulusal,250 yerel tv kanal sayısına ulaştı.Dünya rekoru..
2016 Türkiye'sinde ise elinde renkli ekranı olan milyonlarca "mobil tv kanal"sahibi var.
90'lar da televizyon ve televizyonculardan,yazılı basının sıradan muhabirlerinden bile öcü gibi korkan siyaset,2000'ler de kendisi gibi medyayı da sıradanlaştırdı...2010'dan sonra da 4.kuvvetin temelli çivisi çıktı..
Tarafsızlık ilkesi adına ne varsa hepsi çöpe atıldı.Medya patronlarının sanayici olma veya sanayicilikten devşirme medya patronu olmaları tarihi hatadır.Bu yetmiyormuş gibi medya patronlarının yazılı-görsel medyayı silah gibi kullanarak"devleti yönetmeye,yönetici belirleyip atamaya,devirmeye soyunması,hatta 1995-2001 arası başbakanları oyuncağa çevirmesi",tüm milli değerleri sıfırlamıştır,.Günümüz devlet işleyişinin ana kuralları olan kanun,nizam ve ahlak prensipleri erozyona uğratılmış,halkın gözünde devlet küçültülmüş,saygınlığı ortadan kaldırılmıştır.
Siyaset kurumunun ve aynı zamanda siyasi muhalefetin kendi yozlaşmasını,basının bu içinden çıkılmaz derece de bayağılaşmasına bağlayanlar çoğunluktadır.Ayrıca bunun suçunu salt iktidar partisine veya hükumete bağlamak isteyen bir muhalefetin kalitesini de,güvenilirliğini de sorgulamak lazım..
Ne derler..."Aynı kazanda kaynıyor isen,ya aynı miktarda pişersin,ya da aynı oranda yanarsın"..
**************
GELECEK VE REVİZYON.....
Geleceğin bilişim dünyasının etkisi ile ticari-askeri-ulusal-uluslararası-iç politika-dış politika-parlamento-devlet-siyaset-sosyal hayat adına hiç bir şey gizli kalmayacak,"sır" olamayacak..
Geleceği inşa edenlere bizler "lider"demeye devam edeceğiz.Ama,onlar dünyayı "sanal yöntemlerle algı operasyonları üzerinden yöneten birer Ceo'lar ordusu"olacak.Sonra ki aşama ise Ceo yerine "yapay zeka yönetimi"..
Arkalarında talimat verenlere de "lider"falan demeyin.Onlara "yöneten"deyin.Sosyal yönetim terminolojisinde lider gerektiğinde"saha da olan adam"dır.Bunları ise asla sahada göremeyeceksiniz.
Bugün dünyanın sıradan ülkelerini korkutan süper güçlerin karizmatik ve güçlü gördüğünüz liderlerinin hiç görmedikleri,konuşmadıkları,emir ve talimatları bile direkt almadıkları yerler(?) tarafından o koltuklara oturtulduğunu,birer "piyon"olduklarını hayal edebilir misiniz?Veya inanır mısınız?

Çok mu hayalci,çok mu komplocu oldu?

Pekala!Buda mı komplo?
Adeta taptığımız nesne.Olmazsa olmazımız para..
Önce altın ve gümüş para oldu.Sonra da renkli,boyalı,üzerinde rakam olan kağıtlara para dendi.Şimdi de klavyeden kumanda edilen laptop ve tablet pc ekranından gördüğümüz "sanal rakamlara"para diyoruz..
Ne diyorduk?...
"Sanal ortamda algı ile yönetilen toplumlar"...
Sosyolojinin yeni formatında "sciencefictionmind of the future and ordinary people",yani geleceğin kurgu bilim aklı ve sıradan insanlar.Böyle işlevselleştirilecek..

****************

SİYASETİN 14 ŞUBATI.....

Bir hafta sonra bizde ki versiyonu son 25 yılda gelişen, en büyük "tüketici ticari keşfi" 14 şubat"sevgililer günü.
Amanın!
Bu günün önü ve arkası günlerce öööıığğ dedirtecek kadar yazıları okuyup,haber dinleyeceksiniz.
Hani erkek tayfasını aşık olduğuna da,sevdiğine de pişman ettirecek durumlar.
"Bana ne aldın sevgilim?Ala ala bunu mu aldın?Bir demet çiçeği bile çok mu gördün?Sen beni artık sevmiyorsun!Eskidik değil mi?Şunu al,bunu istemem!"..
Siz en iyisi mi bence hediye alsanız da,kutluyor olsanız da bir sakinleştirici alın,beyler...
Ama yine de kadınlarımız bizim "kıymetlimiz",sakın "yan çizmeyin"....
Neyse.....

Benimde aklıma "siyasette 14 şubat" olsa idi ne olurdu acaba diye muzır bir fikir geldi.

Düşünsenize!
Evde kalmış kız gibi 14 seneden "tek başına yaşayan" bir iktidar..
Karışanı yok,görüşeni yok."Hadi kızım!Biraz kıpırdansana,yeter artık ama!"diyen de yok,diyecek olanın da niyeti yok..Herkes bir memnun,sorma gitsin..

Muhalefet cephesinde ise durum daha da vahim.Üç tane parti.Üçü de muhalefet.14 şubat gözü ile 14 senelik bakacak olursak,durum biraz tuhaf..
"Üçlü muhalefet aşkı"...

Bir kere siyasi doğa kanununa aykırı.Hep muhalefet,tam muhalefet.İnsan muhalefette olsa,ülke adına çalışmayınca da yorgun düşer.Biraz yenilik.Siyasi makyaj.Değişik siyasi kıyafet,siyasi söylem değişikliği.Yok anam,yok.Bunların içi geçmiş,"kart muhalif aşıklar"..Hem sonra "muhalefet aşkında pişkinlik olmaz"..Alınan maaşlar,ödenekler.Her şeyden önce ayıp,sonra günah,Allah katında haram.Yani "para ile aşk da,saadet de olmaz"...
14 yıl boyunca bu üçlü grup aşkı çok depreşmiş belli.Yıllar uzadıkça "muhalefet aşkında" da kavgalar başladı.Birisi diğerine faşist diyor,diğeri ötekine terörist.Sonra seçim zamanı geliyor.Akıllarına "gelinlik iktidar kızımız"geliyor.
O diyor "benden iyi damat olur,diğeri benden",öteki de "benden bir halt olmaz"diyecek sesi duyulmuyor.

Bu yaşa geldim,böyle bir "siyasi aşk ve müzmin muhalefet heyecanı"görmedim.Dünya demokrasi kültüründe bile böyle absürd bir durum yoktur herhalde.
"Üçlü aşıklar"...
14 şubat sevgililer gününüz bugünden kutlu olsun.
Allah sizi birbirinizden ayırmasın ve de muhalefet aşkınızı daim etsin...

ENİS ÇANLI

7 Şubat 2016 Pazar | 833 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

HOBİ OLARAK BAŞLADI ŞAMPİYON OLDU
GÜNDEM
Hobi olarak Eskrim sporuna başlayan iş adamı Altan Ünsal, Türkiye Şampiyonu olarak, Veteranlar Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecek
21.9.2018

83

ÜZÜMDE İKİNCİ HASAT HAYALİ GERÇEK OLUYOR
GÜNDEM
Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen Ar-Ge çalışması kapsamında, bir bağdan yılda 2 kez üzüm hasadı yapmak mümkün olacak
21.9.2018

196

BOZYAKA KARDEŞLERİN SOSYAL MEDYA ÇİLESİ BİTMİYOR
SIYASET
CHP Yunusemre İlçe Başkanı Serdar Bozyaka'nın kardeşi Sercan Bozyaka, sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan yaptığı bir paylaşım gerekçesiyle 38 gündür cezaevinde tutuklu bulunuyor
21.9.2018

83

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks