15 Aralık 2018 Cumartesi - 17:38:15

SON DAKİKA

HAŞİM KILIÇ SİYASETE GÖZ MÜ KIRPIYOR?

NACİ AKIN

2 Haziran 2016 Perşembe | 1549 Okunma
Son zamanlarda merkez sağdaki hareketlenmeler olduğu malum, DP dışında da başka arayışlar var. Bu sütunda muhtelif mahfillerde, bürolarda eski DYP ve ANAP'lı bakan ve milletvekillerinin toplandığı, merkez sağdaki boşluğu dolduracak alternatifler ortaya konulduğundan söz etmiştik. Yine aldığımız duyumlara göre Sayın Haşim Kılıç'ın da bazı görüşmeler yaptığını öğrendik.
27 Mayıs günü yapılan Sayın Haşim Kılıç'ın konuşmacı olarak katıldığı konferansı biraz da bu duyumlar çerçevesinde izlemeye ve değerlendirmeye çalıştım. Sayın Kılıç'ın neler söylediğini dün burada anlattım ve konuşmanın geneli üzerinde mutabık olduğumu beyan ettim. Ancak kendisine katılmadığım hususlar da bulunduğunu bildirmiş bunlar üzerinde konferans esnasında dile getirdiklerimi sizlerle de paylaşacağımı ifade etmiştim.
Birincisi, Sayın Kılıç, Sayın Cumhurbaşkanının Sayın Davutoğlu için söylediği "kimse bulunduğu yere nasıl geldiğini unutmamalıdır" ifadesinin doğru olduğunu ve Davutoğlu'nun gidişinin bir saray darbesi olarak nitelenmesinin yanlış olduğunu söylemesidir. Bu tespite katılmadığımı ifade ettim. Zira Sayın Davutoğlu kimsenin halledilmesi veya azledilmesi suretiyle değil Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle boşalan makama AKP kurultayının iradesiyle gelmiştir. Her ne kadar gelişinde Sayın Erdoğan'ın işareti ve telkini varsa da ardından iki kez millet iradesinin önüne çıkmış, sınanmış ve her ikisinden de başarıyla çıkmıştır. Gönderilişi ise millet iradesine dayanmıyor, keza Sayın Yıldırım'ın gelişi de millet iradesine dayanmıyor. Onun gelişi milli şeflik dönemi başbakanları, Refik Saydam, Şükrü Saraçoğlu, Hasan Saka, Recep Peker ve Şemsettin Günaltay'ın gelişleri ile bire bir örtüşüyor. Burada tek parti, milli şeflik döneminin özlemi var. Bu sözleri söylerken, Sayın Kılıç'ın başıyla onay verdiğini ancak cevaben görüşlerinize saygı duyuyorum demekle yetindiğini belirtmek isterim.
Sayın Kılıç'ın başında bulunduğu AYM özellikle bireysel başvuru kabulü yönündeki anayasa değişikliğinden sonra hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkelerine yeniden hayatiyet kazandıracak önemli kararlara imza atmıştır. Sayın Kılıç'ın ve AYM'nin bu onurlu duruşu, başta eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ olmak üzere ulusalcı, laikçi ve sosyal demokrat tabandan ve siyasetçilerden de takdir görmüştür. İnsanoğlunun kendisine gösterilen teveccühten ve söylenen övgü sözlerinden etkilenmemesi mümkün değildir. Sanıyorum ki Sayın Kılıç bu övgülerden etkilenmiş olmalı ki, o kesime hoş gelecek ve fakat demokratlara aykırı gelecek ifadelere de yer verdi konuşmasında.
Konuşmasının birkaç yerinde 27 Mayısa giden süreci anlatırken, kurucu irade, üniversiteler, yargı, sivil, asker bürokrasiyi kast ederek "devletin asli sahipleri" ifadesini kullandı. Rejimin adı Cumhuriyet ve demokrasi ise orada devletin asli sahiplerinden söz etmek mümkün değildir. Devletin asli sahibi halktır ve onun sandığa yansıyan tercihi milli iradedir. Aksi halde rejimin adı demokratik Cumhuriyet değil olsa olsa, oligarşi olur. Buna karşılık Sayın Kılıç, devletin asli sahipleri olduğunu sananlar demek istediğini ifade etmişse de bu beni tatmin etmemiştir.
Asıl önemli olan konu ise Tahkikat komisyonu meselesidir ve maalesef, komisyonun yargı yetkisine haiz olduğunu söylemekle darbecilerle aynı noktaya gelmiştir. Kendisine sordum:
Tahkikat Komisyonu hangi yargı yetkisi kullanmıştır? Tutuklama yapmış mıdır? Hüküm vermiş midir? Sorgulama dışında bir eylemi olmuş mudur? 61 ve 81 anayasalarında var olan ve TBMM'nce sıkça başvurulan meclis soruşturma ve araştırma komisyonlarından farkı nedir? Tahkikat Komisyonun görevi 1960 yılının Mayıs ayında sona ermiş, ön rapor meclis başkanına sunulmuş, Başbakana bilgi verilmiştir. Nihai raporun yazılması beklenmekteyken nasıl olur da darbeye gerekçe gösterilebilir? Kaldı ki merhum Başbakan Menderes darbeden sadece üç gün önce yaptığı konuşmada, komisyonun görevini tamamladığını ilan etmiş ve gerilimi azaltmak için erken seçim kararının alınacağını duyurmuşken seçimi beklemeden darbe nasıl mazur gösterilebilir?
Sayın Kılıç cevabında sorularımda haklı olduğum imasıyla birlikte, bugünkü soruşturma ve araştırma komisyonlarıyla benzer işleve sahip olduğunu kabul ettiği tahkikat komisyonunun dayanağını anayasadan almadığı için darbe gerekçeleri arasında sayıldığını ifade etmiştir.
Sayın Kılıç yanılgıya düşmüş. O gün meri olan 1924 anayasasının 22. Maddesinde "Soru, gensoru ve Meclis soruşturması Meclisin yetkilerinden olup bunların nasıl yapılacağı İç tüzükte gösterilir." Hükmü, yani anayasal dayanağı vardır ve bu madde hükmü çerçevesinde meclis içtüzüğü onaylanmıştır. Esas yaygara ise iç tüzük bahane edilerek yapılmış, iç tüzüğe oy verenler ve hatta oy vermeyenler bile Yassıada'da anayasayı ihlalden yargılanmıştır. Halbuki aynı anayasanın 17. Maddesinde milletvekillerinin meclis içindeki oy ve düşüncelerinden sorumlu tutulamayacağı açık olarak hükme bağlanmıştır. Bu durumda asıl anayasayı ihlal edenlerin darbeciler ve onların kurduğu Yassıada mahkemesidir.
AYM gibi yüce bir kuruma başkanlık etmiş bir kişinin bu hükümleri bilmemesi mümkün değildir. Ben kendisinden gayri adil Yassıada mahkemesinin kararlarını teşkil tarzını objektif olarak bir hukukçu gözüyle değerlendirmesini beklerdim. Ancak bu konuya hiç değinmemiştir bile.
Sayın Kılıç Türkiye için bir değerdir, liberal demokrat duruşu ve muhafazakar kişiliği ile merkez sağ siyaset çizgisinde yer bulabilecek bir yapıya sahiptir. Konuşmasının geneline baktığımızda da bunu yansıtmıştır zaten. Ancak onun başka kesimlere mesaj vermek adına inanmadan söylediğini düşündüğüm sözler sarf etmesinin de hiç gereği yoktur ve beyhudedir. Kalın sağlıcakla.

NACİ AKIN

2 Haziran 2016 Perşembe | 1549 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

MANİSA'NIN ULAŞIMI MASAYA YATIRILDI
GÜNDEM
İl genelinde gerçekleştirdiği Ulaşımda Dönüşüm Projesi ve Ulaşım Master Planı ile Manisa'da ulaşım noktasında önemli adımlar atılmasını sağlayan Manisa Büyükşehir Belediyesi bu doğrultuda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor
14.12.2018

137

YEREL SEÇİM İÇİN İSTİŞARE ZİYARETİ
SIYASET
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, MHP Ahmetli İlçe Teşkilatını ziyaret etti. Başkan Ergün, yerel seçimler öncesi partililerle istişarede bulundu
14.12.2018

139

BAŞKAN ERGÜN'E PANKARTLI KARŞILAMA
SIYASET
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Ahmetli ilçesinde muhtar buluşmasının ardından, ilçeye kazandırılan prestij caddelerinde incelemelerde bulundu
14.12.2018

136

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks