21 Ocak 2018 Pazar - 11:18:26

SON DAKİKA

BİR MANİSA MİLLETVEKİLİ SELÇUK ÖZDAĞ 1

YAVUZ ELBİRLER

20 Ekim 2016 Perşembe | 762 Okunma
Manisa Milletvekili, Selçuk Özdağ.Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma KomisyonuBaşkanı.
Haftanın üç gününü, Ankara da, Dört gününü seçim bölgesi veya başka yerlerde, sıradan siyaset yaparak geçirmiyor.
Gazi Mecliste, Radyo ve televizyonlarda, düzenlenen etkinliklerde, geçmişte yaşananları örnek alarak, ileride ne, nasıl daha iyi yapılırın mücadelesini veriyor. Örnekler ile anlatıyor ve farklı bir çalışma sergiliyor. Yeri geldi, kendisini tenkit ettik. Darılmadı, aradı teşekkür etti. Bu gün de farklı zamanlarda, farklı yerlerde yaptığı ve gönülden desteklediğim konuşmalarından örnekler sunmak istiyorum. Acizane diyorum ki okunacak, üzerinde dikkatle durulacak ve tatbik edilecek, boş olmayan sözler söyledikleri.
Sayın Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tek bayrağı olduğu vurgusunda bulunarak, "Birileri bayrağımızı tanımak istemiyor, bayrağımızın olduğu yerden kaçıyorlar. Ama bizim tek bir bayrağımız var o da ay yıldızlı şerefli Türk bayrağı. Bu yanlışın ve kirli oyunların önüne geçilmesinde muhtarlarımıza da çok önemli görevler düşüyor. Herkes şunu bilsin ki "Bizim bir tane devletimiz var; Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Bu devleti oluşturan milletin adı da kahraman Tük milletidir. Bizim bir tane bayrağımız var ay yıldızlı bayrağımız, bir tane vatanımız var Türkiye, tek resmi dilimiz ise.
Bize başka bir renk cümbüşüyle, dayatmalarla gelenlere ise verilecek her daim cevabımız mevcut".
"Hangi etnik kökene, mezhebe, idole bağlı olursak olalım 78 Milyon hep birlikte Türkiye'yiz. Bu büyük devletin, kahraman milletin şerefli ay yıldızlı Türk bayrağından başka bir bayrağı yok ve başka bayrak tanımıyoruz".
"Bizim mevcut bayrağımız rengimizi şehitlerimizin kanından almış şerefli ve asil bir bayraktır. Üzerinde binlerce yıllık Türk tarihinin mirasını ve izlerini taşımaktadır. Bazı kimin sesi olduğu belli siyasetçiler ve onların ayak takımları düğünlerde, cenazelerinde bir renk cümbüşü şeklinde olan bir bayrağı kullanıyorlar. Bayrağımızı gördükleri yerden de kaçıyorlar ve tanımamışlığa geliyorlar. Bunlara sağduyulu ve Müslüman Kürt kardeşlerimiz de artık prim vermiyorlar. Bunların önümüzdeki seçimlerde de barajı geçeceklerine ihtimal vermiyorum''.
''Teröre karşı yürüttüğümüz kararlı mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz. Herkes şundan emin olsun ki Şehitlerimizin kanı asla yerde kalmayacak. Devletin içinde başka bir devlete asla müsaade etmeyeceğiz. Bizim tek devletimiz var. O da Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Bugün Türkiye'de maalesef Türklük kavramına karşı çıkanlar var. Bunlar bu kavramın önemini, büyüklüğünü anlayamadıklarından karşı çıkıyorlar ama hiç kimse karşı çıkmasın, hepimizin ortak bir adı var; Türk milleti. Hepimiz Türk milletinin mensuplarıyız"
Özdağ, Fethullahçı Terör Örgütü'nü çözmek ve darbe girişimine bir daha cesaret edilmemek üzere dur denmesi için 6 sihirli kelimeye ihtiyaç olunduğunu belirterek, "Bu olmazsa olmazlar; Cumhuriyet ve demokrasi, adalet ve hukuk, liyakat ve ehliyet. Eğer bu 6 sihirli kelimeye Meclis Araştırma Komisyonu olarak en azından bir noktada küçük bir meşale yakabilirsek, küçük bir mum olabilirsek bu noktada Türkiye'nin geleceği noktasında da faydalı olur diye düşünüyorum".
"İslam itikatta birlik ister, fikirde birlik istemez. Fikirlerimiz farklı farklı olmalıdır; olsun zaten demokrasi, farklı fikirleri bir arada yaşatma sanatının adıdır. Farklı fikirleri birlikte yaşatacağız. Eğer biz bu darbeyi "Şu dönemden başlayalım.", "Bu dönemden başlayalım." diyerek yorumlarsak doğru yapmayız. Bu dönemden de başlayalım, o dönemden de başlayalım çünkü yarın belki bazı insanlara emrihak vaki olabilir, ölebilirler. Tüm bu insanları hem davet edip dinleyelim, hem de daha şeffaf bir şekilde çalışarak nihai noktaya ulaşalım"
Fethullahçı Terör Örgütü'nü çözmek için Türkiye tarihinde üç kırılma noktasına özellikle dikkat edilmesi gerektiğini belirten Özdağ, "Fethullah Gülen bilindiği üzere 1971 yılında Vaizliğe başlıyor. Önce Edirne daha sonra da İzmir'e bir geçiş yaşanıyor. Bu geçişten sonra Bediüzzaman Saidi Nursi'nin talebeleriyle bir tartışma ve ardından da yol ayrımı yaşanıyor. Öncelikle bu nedenle Bediüzzaman'ın hayatta yaşayan talebeleri varsa bu insanlarla, neden Fetullah Gülen'le dövüştünüz, Fetullah Gülen'le neden yol ayrımına girdiniz, bunları sormamız gerektiğini düşünüyorum veya onları bilenler, hâlâ hayatta olan yazar-çizer takımı varsa bunları dinlememiz gerektiğini. Birinci yol ayrımı burası. İkinci yol ayrımı ise 1980 darbesi. Türkiye'de 2 milyon kişinin yargılandığı, 50 kişinin asıldığı, benim de yedi yıl cezaevinde yattığım, yaklaşık bir yıl hücrede yaşadığım, 68 gün işkence gördüğüm bir dönem. Sağıyla soluyla çok değerli insanlar. Türkiye'nin elli yılda yetiştirebileceği aydınıyla sokakta genciyle çok ciddi şekilde heder edildiği dönemde Fethullah Gülen yakalandı. Ben de cezaevindeydim. Fethullah Gülen Isparta da yakalandığı zaman serbest bırakıldı. Kim bıraktı? İşte burada da bu arşivlere ulaşmamız gerekiyor. Herkes "Özal bıraktı." Dedi. Özal o zaman müsteşardı. Bir müsteşarın güce yetmezdi. Darbe olmuş, darbenin olduğu yerde Fethullah Gülen'i serbest bırakacak bir müsteşarı düşünmek mümkün değil. Buraya da dönüp bakmamız gerekiyor bunu araştırırken? 1980 darbesinde Fethullah Gülen'i Isparta emniyetinden kim arka kapıdan bıraktı? Bununla ilgili de bir düşünme yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Ardından Fethullah Gülen, bu darbeden sonra bir süre kaçak hayatı yaşadı, saklandı, 163'üncü maddeden kendisi hakkında davalar açıldı, daha sonra ise çok hızlı bir şekilde Türkiye'de bir yandan vaizlikler vermeye başladı, Bir insan konuşuyordu. Ben de Manisa'da 1976 yılında kendisini dinlemiştim, Bu cemaatin bir görünen kısmı vardı, bir de sonradan gördüğümüz veya görenlerin bildikleri kadar görünmeyen kısmı vardı. Görünen kısmı buz dağının görünen kısmı gibiydi, azdı. Orasıyla bir noktada illüzyon yapıyorlardı, bir noktada bizi de etkiliyorlardı. 1999'da bir kırılma noktası daha Türkiye'de, üçüncü kırılma noktası, Fetullah Gülen'in araştıracağımız. Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye teslimi Amerika Birleşik Devletleri tarafından, ardından da Sayın Ecevit'in söylemiş olduğu gibi "Kim teslim etti bunu? Bunların neden teslim ettiklerini hâlâ anlayabilmiş değilim." dediği cümle ve ardından Fetullah Gülen'in de Amerika'ya göçü, yolculuğu başladı. Amerika'ya kim götürdü, nasıl gitti? Burayı da araştırmamız gerekiyor, bu da çok önemli kırılma noktalarından bir tanesi"

YAVUZ ELBİRLER

20 Ekim 2016 Perşembe | 762 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • Popüler

  • En Son

  • Yorumlar

LİDER BOMBA GİBİ GELİYOR
GÜNDEM
Spor Toto 3.Lig 1.Grup'ta açık ara liderliğini sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyespor yarın oynanacak Yomraspor maçına kitlendi.
19.1.2018

102

KANUNLARA UYMAYAN İŞYERLERİNE CEZA YAĞDI
GÜNDEM
Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü 2018 yılının ilk İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı yapıldı
19.1.2018

79

CHP'Lİ BALABAN SARIGÖL'DE KONUŞTU
SIYASET
Manisa'nın Sarıgöl ilçesini ziyaret eden CHP Manisa İl Başkanı Semih Balaban, teşkilatıyla bir araya gelerek seçim çalışmalarına başladı.
19.1.2018

72

Content 2

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks