20 Ocak 2018 Cumartesi - 08:28:22

SON DAKİKA

NASIL OLDU?

YAVUZ ELBİRLER

11 Ağustos 2016 Perşembe | 578 Okunma
15 Temmuz gecesi, Türk Silahlı Kuvvetleri içersinde, uzun süredir yuvalanan, Devletin imkanları ile askeri eğitim alan, Emperyalizmin, akıllıca Fetullah Gülen eliyle, Allah ile aldatarak, para ve makam kullanarak yetiştirip mankurtlaştığı bir gurup terörist, Türkiye Büyük Millet meclisi, Polis Özel Harekat Daire Başkanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Genel Kurmay Başkanlığı ve bazı askeri birliklere saldırdılar. Sivil halkın üzerine acımasızca ateş açtılar. Genel Kurmay Başkanı ve bazı kuvvet komutanlarını tutsak ettiler. Sayın Cumhurbaşkanının Marmariste misafir olduğu yere saldırdılar.
Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli, cesurca davranışı, Silahlı Kuvvetlerdeki aklı selim sahibi, vatansever subaylar, polis ve halkın karşı koyması ile bu akıl dışı, alçakça saldırı önlendi.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Polis Teşkilatı, Üniversiteler ve Devletin bütün kuruluşlarında kadrolaşan, bu terör örgütü, nasıl güçlendi ve bu noktaya kadar geldi?
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki oluşumu net olarak bilemiyoruz. Orada, bu noktaya nasıl gelindiğini, askerler, iyi bir öz eleştiri ile görebilirler. Bir takım subaylar, gördüklerini ve yaşadıklarını anlatıyorlar, anlatmaktalar ve anlatacaklar.
Polis teşkilatın da nasıl oldu da bu kadar güçlendiler? Kimdi bu Paralel Polisler?
Ergenekon, Balyoz, Oda TV. , Askeri Casusluk ve Fuhuş, Zirve Yayın evi ve diğer bir çok operasyonu, bir diğer Paralel Yapı KCK operasyonları, yıkıcı ve bölücü örgütlere yönelik operasyonlar ile Narkotik, Silah ve Mali Suçlar operasyonlarını bu polisler yapmamış mı idiler? Emin Aslan, Hanefi Avcı gibi kendilerini defa aten ispat etmiş Polis Müdürlerini bunlar tutuklatmamış mı idi?
Terfi sırasında ön sırada olanlar bekletip bunlar terfi ettirilmemiş mi idi?


Terfi sırası gelen Müdürler hakkında ihbar mektupları ile soruşturmalar açılıp idare mahkemeleri ve Danıştay da yıllarca süründürülerek, hakları bunlarca gasp edilmemiş mi idi?

Bunlar gökten zembil ile mi inmişler idi?


Bu sorunun cevabını, ısrarla söylüyorum, 1970 li yılların MC Hükumetleri, 1980 li yılların ANAP Hükumetleri, 1990 lı yılların Koalisyon Hükumetleri ile 2000 li yılların AKP Hükumetleri dönemlerinde aramak şarttır.
İçişleri Bakanlığının MSP de olduğu dönemlerde, Polis Müdürlerinin Kocatepe Cami inde kamp kurdukları, görevde olan üst düzey yöneticilerin, Teşkilata dışarıdan amir ve müdür rütbesinde getirilenleri, makamlarını korumak kaygusu ile görmezden geldikleri ve bu unsurların özellikle Merkez Teşkilatına yerleştirildikleri bilinen, söylenen amma sözden öte tepki gösterilmediği inkar edilemez bir gerçektir.
Polis Koleji ve polis enstitüsünde, bir gurup ''enternasyoneli'', karşı gurup '' çırpınırdı karadenizi'' söyler ken, kadro da pol-der ve pol-bir kıyasıya mücadele ederler iken, Sağ-Sol kavgasının alabildiğine tavan yaptığı bu dönemde, bu kişiler sessizce yerlerinde oturmuşlar, sinsice kadrolaşmışlardır.


ANAP Hükumetleri döneminde, Polis Akademisin de açılan özel sınıflar ile burs verilen öğrencilerinin çoğunluğunun İlahiyat Fakültesi, diğer Fakülteler mezunlarının çoğunluğunun ise İmam Hatip Liseleri mezunları olması dikkat çekici bir diğer husustur.
Polis Kolejleri ve Polis Akademisi ve Polis Okulları yöneticileri ile öğretmenleri özenle, sabırla ve dikkatlice bu dönemde eğitim birimlerine yerleştirilmişlerdir. Devletin Polisi olma vasfını koruyan Polis Müdürlerinin uyarıları, Emniyet Genel Müdürleri ve yardımcıları tarafından makamlarını korumak uğruna dikkate alınmamışlar, uyarı sahipleri tasfiye edilebilmişler, daire başkanlıkları, şube müdürlükleri, bu kişiler ve veya kullanabildikleri kişilerce doldurulmuştur.


Sayın Saffet Arıkan Bedük, Sayın Ünal Erkan ve Sayın Turan Genç Emniyet Genel Müdürlükleri dönemlerinde bir takım tedbirler almışlar ve fakat onlardan sonra gidenler daha güçlenerek geri dönmüşlerdir.
Okullarda, evlerde cemaatler adam kazanma yarışını bu dönemlerde alabildiğine sürdürmüşler, kendi aralarındaki kavgaları örtülü tutabilmişler ve nihai hedeflerine doğru birlikte yürümüşlerdir.


Mana( Din ve Milliyetçilik) ile Madde, İnsanoğlunun yumuşak karnıdır. Nefsimiz ile yaptığımız savaşta birinden birinin esiri oluruz. Derler ki, bu iki unsur, bir atın iki kulağı gibi eşit durmalı insan ruhunda. Mana öne çıkar ise yobaz, madde öne çıkar ise materyalist olursunuz. Biz insanların söylemlerine bakıp aldandık uzun süre. Sonra gördük ki toplum Mana kullanılarak maddeleştirilmekte. Makamlar ve makamlar sayesinde elde edilen güç, dünyevi istekleri de güçlendirip sağlayabilmektedir.
Evet, Milliyetçilik ve Din olgusu karşısın da insanımızın hassasiyeti, bu iki değere sahip çıkması tehdit unsuru tarafından çok iyi görülerek değerlendirilmiş ve toplumumuz aleyhinde ustaca kullanılmıştır.


Toplumun tamamına karşı, Allah ile aldatma, para ve makam ile yozlaştırma, taraftar kazanma ve nihai hedefe ulaşma için yoğun bir pisikolojik harekat, bir deyimle algı operasyonu dikkatlice, zamana yayılarak uygulanmıştır. Polis Teşkilatında da bu yapılmıştır. Makamlar, Devletin emrinde Halkın hizmetinde olmak yerine, daha da yükselmek, daha da güçlenmek ve dünyalığı daha da fazla yapmak için istenir olmuş, Devleti, Vatanı, Milleti bölmek, parçalamak, yok etmek isteyen tehdit unsuru ısrarla birileri tarafından görmezden gelinmiş, birilerince görülmemiştir.

Çetin Emeç, Muammer Aksoy, Bedriye Üçok, Uğur Mumcu ve daha bir çok, gazeteci, akademisyen, sanatçı katledilmiş. İslami Harekat, İbda-C, Hizbullah gibi terör örgütleri sahne de yerlerini almışlardır. İran ve Suriye de askeri ve siyasi eğitim alan bu örgütler, köktendinci veya radikal islami örgütler olarak vahşi eylemleri ile dikkatleri üzerlerine çekmişler ve toplumlara, toplumları yönetenlere ılımlı islam altın tepsi içinde sunulmuştur.

Ilımlı İslam, İslamın Jeopolitiği, kuşatılmış İslam terim ve kavramlarına kurtarıcı gibi sarılırmış, arka planında ki emperyal gücün aldatmaca ve oyunu görülememiştir.

Hizmet hareketi adıyla bilinen hareketin iki yüzünden sadece biri gösterilmiş, görülmüş ve desteklenmiştir,

1. Denilmiştir ki;
''Yurt içi ve yurt dışındaki eğitim kurumları, barış köprüleri olarak isimlendirilmiştir. Yurt dışında yüzlerce okulda milyonlarca genç, ses bayrağımız, Türkçe öğrenmekte, Türk-İslam Kültürünü öğrenmekte ve Türkiye sempatizanı bir nesil yetişmektedir. Bu emperyalist güçler için bir tehdittir. PKK yöneticileri Hizmet hareketinin Türkiye'ye karşı yürüttükleri mücadele de Kürtlerin mücadele gücünü kırdığını ifade etmektedir. Bunlar halisane düşünenler için güzel şeylerdir ve tarafımızdan da tasvip görmüştür.''
Bu okullarda eğitim veren Amerikalı ve İngiliz öğretmenler göz ardı edilmişler, eğitim materyalinin kaynağı ve netice de her meslekten, her cinsten, her milletten Amerikan kültürünü şuuraltında benimsemiş, Amerikan sempetizanı, bir nesil yetiştiği ve bu neslin getireceği tehdit anlaşılamamıştır.


2. Hizmet hareketi büyük bir siyasi ve daha da önemlisi maddi güce sahip olmuştur. Bu maddi gücün, sadece toplanan ayni ve nakdi yardımlar ile oluşmayacağı idrak edilememiştir.
Türk Bayrağını yüzlerce ülkede dalgalandırmakla öğünen hizmet hareketinin kalemşorlarının kimler olduklarına da dikkat edilmemiştir. Milliyetçi, Ulusalcı, Müslüman, Liberal maskeli onlarca, yazar, çizer, etki ajanları yayın organlarında yer almışlar ve toplumun her kesimine hitap etmişlerdir.
Açtıkları vakıf Üniversitelerin de her görüşten bilim adamlarına, akademisyenlere yer vererek sempati toplamışlardır.
Maalesef, okumayan, hamaset ile, sloganlar ile hareket edebilen toplumun bir kesimini ''hizmet hareketi adı altında kandırabilmişlerdir.
Türk Ordusunu, dışarıdan ve içeriden rahatlıkla vurmuşlar, tutsak ettirmişler, boşalan kadrolara yetiştirdiklerinin gelmesini sağlayabilmişlerdir.
Eminim ki ileride, yaşadığımız, gaflet, dalalet ve hıyanet, araştırılacak, anlaşılacak ve yazılacaktır. İnşallah ders alırız.
Selam ve Dua ile!

YAVUZ ELBİRLER

11 Ağustos 2016 Perşembe | 578 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • Popüler

  • En Son

  • Yorumlar

LİDER BOMBA GİBİ GELİYOR
GÜNDEM
Spor Toto 3.Lig 1.Grup'ta açık ara liderliğini sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyespor yarın oynanacak Yomraspor maçına kitlendi.
19.1.2018

66

KANUNLARA UYMAYAN İŞYERLERİNE CEZA YAĞDI
GÜNDEM
Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü 2018 yılının ilk İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı yapıldı
19.1.2018

52

CHP'Lİ BALABAN SARIGÖL'DE KONUŞTU
SIYASET
Manisa'nın Sarıgöl ilçesini ziyaret eden CHP Manisa İl Başkanı Semih Balaban, teşkilatıyla bir araya gelerek seçim çalışmalarına başladı.
19.1.2018

49

Content 2

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks